“Türkiye'nin geleceği, birleştirici ve kapsayıcı bir siyasetle yeniden inşa edilmelidir. Biz bunun için varız ve mutlaka başaracağız”

GERİ DÖN

Basında Biz

“Türkiye'nin geleceği, birleştirici ve kapsayıcı bir siyasetle yeniden inşa edilmelidir. Biz bunun için varız ve mutlaka başaracağız”

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Ankara’da gazete ve televizyon temsilcileriyle bir kahvaltı programında bir araya geldi.

 

 

Programın açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’nin içinden geçtiği kritik dönemde basın mensuplarının da her zamankinden çok daha kritik bir sorumluluğu üstlendiğini ifade ederek başladığı sözlerinde;

 

Sizlerin objektif ve doğru bilgilendirme misyonumuz, toplumu birleştirme gücüne sahip. Güzel ülkemizi hak ettiği gibi daha müreffeh kılmak için siyasi partiler ne kadar önemli ise sizler de en az onlar kadar önemlisiniz” ifadelerini kullandı.

 

 

GÜCÜN YENİDEN TANIMLANMASI OLARAK ADLANDIRABİLECEĞİMİZ SÜREÇ ÜLKELERİ DAHA DA AGRESİF KILIYOR”

 

Dünyanın ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Pandemiden iklim krizine dijitalleşmeden enerji dönüşümüne kadar hemen her alanda köklü değişimler yaşanır. Teknoloji, üretim ve yaşam biçimlerimizi de kapsamlı yenilikleri beraberinde getiriyor. Dünya bir yenilenme sürecinde ve bu süreç durmaksızın hızla devam ediyor. İşte bu noktada sadece küresel arenada değil, yerel ölçekte de bu yenilenme dalgalarına ayak uydurmak mecburiyetindeyiz. Ancak bu yenilenme sadece teknolojik ve ekonomik gelişmelerle de sınırlı değil. Toplumların sosyal yapıları, siyaset mekanizmaları ve hatta devlet anlayışları da bu değişimden üstüne düşen payı alıyor. İletişim biçimlerinden yönetim anlayışlarına kadar hemen her şey dönüşüyor. Küresel çapta toplumlar daha adil, daha eşit ve daha özgür bir yaşam talep ediyor. Gücün yeniden tanımlanması olarak adlandırabileceğimiz süreç ülkeleri daha da agresif kılıyor. Bunu etrafımızda yükselen savaş eğilimlerinden açık bir biçimde anlıyoruz” dedi.

 

 

BU SÜREÇ TÜRKİYE’NİN DE BİR YENİLENMEYE MECBUR OLDUĞU GERÇEĞİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYUYOR”

 

Türkiye’nin de kendine has bir süreçten geçtiğini söyleyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Son 22 yılın izleri ülkemizin hem ekonomik hem de sosyal yapısında derin yaralar açtı. Tarım, sanayi, eğitim ve adalet atta ekonomi gibi hayati alanlarda ciddi tahribatlar yaşandı. Ülkemizin üretim kapasitesi darbe aldı. Gençlerimiz geleceğe dair umutlarını yitirdi. Adalet ve istatistik kurumları başta olmak üzere. Tüm kurumlar da güven kaybetti. Toplumun her kesimi bu yozlaşmayı derinden hissediyor ama bu süreç aynı zamanda Türkiye’nin de bir yenilenmeye mecbur olduğu gerçeğini açıkça ortaya koyuyor. Ülkece bu tahribatı onarmamız, geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmemiz gerekiyor. Bugün eski yöntemlerle geçmişin politikalarıyla ilerlemek ne yazık ki mümkün görünmüyor. Yeni oluşacak dünya düzeninde yer almak istiyorsak ülke olarak da yenilenmek mecburiyetindeyiz.” şeklinde konuştu.

 

SİYASET HALK İÇİN VE İNSAN İÇİN YAPILIYORSA SİYASETİN DE DÖNÜŞÜMÜ ARTIK KAÇINILMAZDIR.”

 

Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve siyasal alanda köklü bir değişime ihtiyacı olduğu herkesin malumu olduğunu söyleyen Genel Başkanımız;

 

Bu yüzden palyatif çözümlere değil. Her alanda yeniden yapılanmaya ihtiyacımız var. Bu değişimi başarmanın yolu ise her şeyden evvel yenilenmeye ve yeniliğe açık olmaktan geçiyor. Ve elbette bu saydığım değişim rüzgarları siyaseti de içine alıyor, onu da kapsıyor. Dünya değişirken insan değişirken siyasetin de bu yenilenme sürecinin dışında kalması asla ve kata mümkün görünmüyor. Siyaset halk için ve insan için yapılıyorsa siyasetin de dönüşümü artık kaçınılmazdır. Bugün eski siyaset anlayışlarıyla popülist söylemlerle, ayrıştırıcı politikalarla bir ülkenin geleceğini inşa etmek sizler de takdir edersiniz ki mümkün değildir. Siyaset, gençlerin taleplerine, halkın ihtiyaçlarına ve dünyanın değişen gerçeklerine kulak vermek mecburiyetindedir. Toplumsal barışı, adaleti ve refahı sağlamak ancak siyaset kurumunun kendisini yenilemesi ile mümkündür. Bütün çalışmalarımız siyasete yeni bir bakış ve yeni bir soluk kazandırmak içindir. Tüm gayretimiz bu ülkenin ihtiyaç duyduğu değişimi sağlamak halkımıza yeni bir gelecek sunmak ve yeni bir heyecan uyandırmak içindir.” ifadelerini kullandı.

 

ARAYIŞIMIZ; AŞIRILIKLARA SAPMADAN, TOPLUMUN GENİŞ KESİMLERİNİ KUCAKLAYABİLEN BİR SİYASET ANLAYIŞIDIR.”

 

Siyasette yaşanacak değişimin Türkiye’nin önünü açmasını ve yeni nesillerin de geleceğe umutla bakmasını sağlayacağını söyleyen Genel Başkanımız; “Yenilenmeye yenilikçi, politikalara ve güçlü bir geleceğe inanan herkeste anlamlı bir yolculuk sürdürmek kararlılığındayız. Benim inancım Türkiye'nin geleceğinin yenilenmiş bir siyaset anlayışında yattığı şeklindedir ve bu yüzden geçenlerde merkez siyasetin yeniden inşasına yönelik bir çağrıda bulundum. Bugün Türkiye’nin her zamankinden daha fazla birleştirici ve kucaklayıcı bir siyasi yönelime ihtiyaç duyduğu tartışmasız bir gerçektir. Arayışımız; aşırılıklara sapmadan, toplumun geniş kesimlerini kucaklayabilen bir siyaset anlayışıdır. İşaret ettiğim bakış açısı; geçmişte bu ülkenin birlik ve beraberliğini sağlamış farklı görüşlerden insanları aynı ortak paydada buluşturmayı başarmış bir güçtür. Bugün yeniden bu geleneği canlandırmak, Türkiye’nin ihtiyacı olan toplumsal barışı ve istikrarı geri getirmek demektir.” dedi.

 

BENİM ÇAĞRIM SADECE SİYASİ PARTİLERE DEĞİL, DOĞRUDAN DOĞRUYA TÜRK MİLLETİNEDİR”

 

Merkez siyasetin yeniden inşasına yönelik yaptığı çağrıyı hatırlatan ve yeniden tekrarlayan Genel Başkanımız;

 

Merkez siyaset her zaman makul olanın, ortak aklın ve sağduyunun sesi oluştur. Toplumu kutuplaştıran siyaset anlayışının yerine; birleştirici, bütünleştirici, kavrayıcı bir siyaset anlayışı gereklidir. Benim çağrım sadece siyasi partilere değil, doğrudan doğruya Türk milletinedir. Türkiye'nin her bireyinedir. Ortak akılla ve sağduyuda buluşma çağrısından ibaret bir bakış açısıdır.” dedi.

 

ORTAK GELECEĞİMİZİ KURUMSAL POLİTİKALAR YERİNE ŞAHISLAR ÜZERİNDEN KURGULANMIŞ BİR SİYASİ PLANLAMAYA ZORLANIYORUZ”

 

Dikkat ederseniz, son zamanlarda partilerden daha çok kişilerden bahsediyor ve ortak geleceğimizi kurumsal politikalar yerine şahıslar üzerinden kurgulanmış bir siyasi planlamaya zorlanıyoruz. Bu değiştirmeye mecbur olduğumuz sistemin bize dayattığı ve asla kabul edemeyeceğimiz bir handikaptır. Türkiye'nin geleceği, birleştirici ve kapsayıcı bir siyasetle yeniden inşa edilmelidir. Biz bunun için varız ve mutlaka başaracağız”

 

MEVCUT DENGESİZLİĞİ TOPLUMUN KANIKSAMASININ ZEMİNİNİ OLUŞTURDULAR”

 

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize de değinerek konuşlarına devam eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu;

 

İktidar yarım ağızla da olsa bu krizi kabul ediyor. Artık yüksek enflasyon, işsizlik, döviz kurlarındaki istikrarsızlık, özellikle düşük ve orta gelirli kesimlerin yaşam koşulları giderek zorlaşıyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyürken toplumun büyük bir kısmı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Üretimi ve girişimciliği destekleyen sosyal adaletle serbest piyasa ekonomisi arasındaki dengeyi sağlayan politikalar bu krizden bize bir çıkış yolu sunabilir. Ancak üzülerek görüyoruz ki mevcut dengesizliği toplumun kanıksamasının zeminini oluşturdular. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiği yıl doğan ve bugün 22 yaşında olan gençlerimiz iyinin ne olduğunu bilmedikleri için mevcudu normal sanıyorlar. Toplumu her çarpıklığı normal karşılar ve kabul eder hale getirdiler. Başka bir ifadeyle hepimizi alıştırdılar” dedi.

 

TOPLUM GERÇEĞİ VE MAKULÜ KAYBETTİ”

 

Vatandaşı kötüye razı etmeyi başaran Adalet ve Kalkınma Partisi'nin siyaseten başarılı olduğunu fakat iyi olanı doğru bir biçimde anlatamayan, iyilik için rıza üretemeyen muhalefetin de en büyük kaybeden olduğunu itiraf etmem gerekiyor.” diyerek sözlerine devam eden Genel Başkanımız;

 

Toplum gerçeği ve makulü kaybetti ve değişime duyulan ihtiyaç artık her zamankinden daha büyük. Milletimiz son yıllarda kutuplaşma ve toplumsal gerilimlerle sarsılıyor. Farklı kesimler arasında derinleşen ayrışmalar, toplumsal barış ve birlik için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu kutuplaşmayı aşmak, toplumun geniş kesimlerini ortak akıl etrafında buluşturarak toplumsal uzlaşı ve diyalog ortamını yeniden tesis etmek gerekir.” dedi.

 

BENİM İNANCIM HER BÜYÜK SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE YASALARLA VE YASAL ZEMİNDE BİR ÇARE ARAMAKTIR.”

 

Adalet sisteminde yaşanan çöküşün, hukukun üstünlüğü ilkesinin zedelenmesinin halkın devlete olan güvenini ciddi şekilde sarstığını ifade eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Adil ve şeffaf yargı sistemi, toplumsal barışın ve adaletin yeniden sağlanması için olmazsa olmaz bir gereklilik. Benim inancım her büyük sorunun çözümünde yasalarla ve yasal zeminde bir çare aramaktır. Yargının bağımsızlığını tesis etmek ve adil yargılama hakkını güvence altına almak, toplumun hak ettiği güven ortamını yeniden kuracaktır” ifadelerini kullandı.

 

SOSYAL DEVLET İDDİASINDA OLANLAR, ÖZEL OKUL SAYISINI ARTTIRMAYI BİR BAŞARI KRİTERİ OLARAK STRATEJİ BELGELERİNE KOYUYORLAR”

 

Canını en çok acıtan sorunlardan birinin eğitimde fırsat eşitsizliği olduğunu söyleyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Fırsat eşitsizliği giderek derinleşiyor. Özellikle kırsal kesimlerde ve dezavantajlı bölgelerde çocuklar nitelikli eğitime erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Ülkede hemen hemen her konuda kalite sorunları gözlemleniyor. Sosyal devlet iddiasında olanlar, özel okul sayısını arttırmayı bir başarı kriteri olarak strateji belgelerine koyuyorlar. Biz ülkedeki en yoksulun içtiği sudan fırından aldığı ekmekten vergi toplayan bir devletiz, bu insanlardan alınan vergiyle onların çocuklarına nitelikli eğitim veremeyecek ise “devlet ne işe yarıyor?” diye sormak lazımdır.” dedi.

 

KURUMLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE LİYAKAT İLKESİNİN TESİS EDİLMESİ, DEVLETİN HALK İÇİN ÇALIŞTIĞI BİR DÜZENİ KURMANIN ANAHTARIDIR”

 

Devletin vergi toplamadaki maharetinden daha büyüğünü ve daha iyisini bu vergileri harcarken göstermesi gerektiğini belirten Genel Başkanımız; “Eğitimde eşitlik bir ülkenin kalkınmasının ve sosyal adaletin en önemli dayanağıdır. Oysa ben okulların haline bütçeden eğitime ayrılan paya, özel okul sayısındaki artışa baktığımda ülkede maalesef eğitime öncelik verilmediği sonucuna varıyorum. Son yıllarda Türkiye’deki kurumlar bilindiği gibi zayıfladı ve bürokrasi de liyakatten uzaklaştı. Türkiye’nin önemli sancılarından birisi de bu. Liyakatle donanmış ve güçlü kurumlar, devletin etkin işleyişini ve halkın devlete olan güvenini sağlamak için hayati bir öneme sahiptir. Kurumların yeniden yapılandırılması ve liyakat ilkesinin tesis edilmesi, devletin halk için çalıştığı bir düzeni kurmanın anahtarıdır” ifadelerini kullandı.

 

BU ÜLKENİN YENİ BİR SESE, YENİ BİR NEFESE VE YENİ BİR YOLCULUĞA İHTİYACI VARDIR”

 

Konuşmasında Türkiye’nin ihtiyaç duyduklarının kısa bir özetini anlattığını ve eksiklerin de olduğunu belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, konuşmasına şu sözlerle son verdi:

 

Asayiş sorunlarıyla uğraşıyoruz. Tarım alanında ciddi sıkıntılarla baş başayız. Yaşanan bu süreç sosyal hayatımızı tahrip etti. Aileler arasındaki ilişkiler zedelendi. Her gün kadın cinayetleriyle cinsel tacizlerle, çocuk cinayetleriyle uğraşıyoruz ve ciddi bir bunalımla da karşı karşıyayız bazı alanlarda ama herkes kabul etmeli yani bu doğal bir sürecin, sıradan bir sürecin sonucu değil. Birtakım yanlışlıklar yapıldı. Birtakım yanlış uygulamalarla karşı karşıya bırakıldık. İleriyi görmeyen stratejik adımları maharet farz ederek yanlış adımların atılmasına da vesile olunduğu aşikardır. İşte bu saikle bu ülkenin yeni bir sese, yeni bir nefese ve yeni bir yolculuğa ihtiyacı vardır. Bu kutlu yolculuğu başlatmak milletimizle birlikte sürdürmek ve ülkemizi aydınlık ufuklara buluşturmak kararlılığındayız. Bu inanç ve düşünceyle teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, sabrınız ve dikkatiniz için şükranlarımı sunuyorum. Çok sağ olun, var olun efendim.”