İl Programları
Gaziantep ve Kahramanmaraş’tayız…
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Gaziantep ve Kahramanmaraş programı kapsamında Gaziantep Ticaret Borsası’nı, Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odası’nı; Kahramanmaraş Çağlayancerit Belediyemizi, Çağlayancerit Ceviz İşleme Tesisini ziyaret etti, Çağlayancerit Belediyemizin düzenlediği Ceviz ve Kültür festivaline katıldı.
Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Oda Başkanı Ünal Akdoğan ile bir araya gelen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
‘’HEPİMİZİN VAZGEÇEMEYECEĞİ BİR ŞEY VAR O DA TÜRK MİLLETİNE DUYDUĞUMUZ MENSUBİYET’’
Toplumdaki kutuplaşmanın altını çizen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, ‘’Toplum her alanda kutuplaştı. Bu kutuplaşmayı ancak yöresel kültürümüzün üzerimize yüklediği sorumlulukla bertaraf edebiliriz. Gaziantep'in meselelere bakışı farklıdır, Kilis'in bakışı farklıdır; öğleden sonra gideceğimiz Kahramanmaraş'ın bakışı farklıdır. Ama hepimizin vazgeçemeyeceği bir şey var; o da Türk milletine duyduğumuz mensubiyet, bayrağımızın üzerimize yüklediği sorumluluk, şeref ve haysiyet, vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü. Bunlar geleceğimiz açısından tartışılmaması icat eden konular. Herkesin bu ülkede bu müşterek etrafında toplandığına inanıyorum.’’ şeklinde konuştu.
‘’MAKULÜ BULABİLMEK İÇİN MAKBUL BİR ÜSLUP KULLANACAĞIZ.’’
Türkiye’nin sorunlarının çözümsüz olmadığını ifade eden Genel Başkanımız; İYİ Parti’nin nasıl bir muhalefet anlayışı içinde olduğunu şu sözlerle anlattı:
‘’Yaşadığımız bütün olumsuzlukları geride bırakmayı hamdolsun biliyoruz. Dolayısıyla bu toplumu kutuplaştırmak yerine kucaklaştırmak, kavga ettirmek yerine doğrularla buluşturmak için çaba sarf edeceğiz. Burada da her zaman olduğu gibi makulü bulabilmek için makbul bir üslup kullanacağız. Farkımızı fark ettireceğiz. İnşallah Anadolu'nun her yerine gidiyoruz. Bütün olumsuzluklarla mücadele ediyoruz. Siyasetçinin, ifade ettiniz sorunları seslendirmek gibi bir sorumluluğu vardır. Türkiye'nin neresinde hangi dert varsa arkasında durduğumuz mikrofondan o derdi konuşacağız, o derdin çözümlerini konuşacağız. Yapay gündemlerle asla meşgul olmayacağız. Düşmanca bir dil kullanıp, kuru bir muhalefette yapmayacağız. Hiçbir alanda bizi öyle görmeyeceksiniz. Dönemin şartlarına uymaktansa, büyüklerimizin yol göstericilikleriyle hareket etmeye de devam edeceğiz. İnşallah da başaracağız. Toplumun buna ihtiyacı var diye düşünüyorum. Ayrılıklar olabilir, farklılıklar olabilir, karşıtlıklar olabilir ama bu ülke hepimizin. Dediğim gibi kucaklaşarak ve anlaşarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Ama bu kucaklaşmamızı ve anlaşmamızı engellemek isteyen bir kesim de söz konusu olabilir. Onları görmeyeceğiz, birbirimizi devamlı göreceğiz. Bizi birbirimize dost kıldırmamak isteyenlerin kelamlarına itibar etmeyeceğiz.’’
Çağlayancerit Belediye Başkanımız Sayın Yemliha Göktaş’ı makamında ziyaret eden Genel Başkanımız, ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu.
Çağlayancerit Belediye Başkanımız Sayın Yemliha Göktaş’ın seçimlere kadar İYİ Parti rozetini taşıdığını ancak seçimlerin ardından rozetini çıkarıp yakasında Türk bayrağı taşıdığını vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Kendisine her siyasi partiden oy veren hemşehrilerimiz oldu. Bütün partilerden; AK Parti'den, Cumhuriyet Halk Partisi'nden, Milliyetçi Hareket Partisi'nden, Yeniden Refah Partisi'nden ve tabii ki İYİ Partililerden. Ama o Çağlayancerit’in bir evladı olarak Çağlayancerit’e hizmet etmek üzere Belediye Başkanı seçildi. Biz de Çağlayancerit'in bir fahri hemşerisi olarak ona size hizmet edecekse bu hizmet yolculuğunda sonuna kadar kendisinin arkasında duracağız, bir dediğini iki etmeyeceğiz. Çünkü Yemliha Başkanımın bizden şahsi istediği bir şey olmaz, Çağlayancerit istiyordur onu. Çağlayancerit’in emri bizim de başımızın üstünedir.’’ dedi.
‘’BİZ SEÇİM BEYANNAMESİ HAZIRLAMIYORUZ, BİZ SEÇMEN BEYANNAMESİ HAZIRLIYORUZ’’
‘’Başka partilerden farklı olarak biz seçim beyannamesi falan hazırlamıyoruz, biz seçmen beyannamesi hazırlıyoruz. Yani seçmenin talep ve beklentileri üzerine inşa edilmiş bir siyasi yolculuk sürdürme kararlılığı taşıyoruz.’’ diyerek konuşmasına devam eden Genel Başkanımız, İYİ Parti’nin diğer muhalefet partilerinden ayrışan noktalarını şu sözlerle anlattı:
‘’SİYASETİ KUCAKLAŞMA YOLUYLA GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ’’
‘’Bizim muhalefetimiz başka muhalefetle, başka muhalefet partilerinin muhalefetine de benzemiyor. Biz doğru bir dille, makbul bir dille, makul bir dille vatandaşın sıkıntılarını Türkiye'nin gündemine getirmeye gayret sarf ediyoruz. Dolayısıyla bizim için her şeyden önemlisi Türkiye'dir. Her şeyden önemlisi Türk milletinin varlığı, birliği, bütünlüğü ve beraberliğidir. Siyaseti kutuplaştırma yoluyla insanları birbirine hasım kılarak değil, kucaklaşma yoluyla birbirine dost kılarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu dün böyleydi, bugün böyle; herkes emin olsun ki yarın da böyle olacak. Bizden ayrıştırıcı bir dil kimse beklemesin. Biz Sezar'ın hakkını da Sezar'a veririz. Doğru hizmetler varsa o hizmetleri överiz, yanlışlıklar var ise de o yanlışlıkların karşısında kaya gibi dikiliriz. Sırtımızı kimseye dayamayız, kimseyle pazarlık yapmayız. Hiç kimsenin bizden kendi menfaati için talepkâr olduğu konularda dümen suyuna da gitmeyiz. Biz millet ne derse onu yapacağız, millet ne derse onu konuşacağız.’’
‘’DÜELLO MANTIĞIYLA SİYASET YAPILMAZ’’
Genel Başkanımız, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Özgür Özel’in erken seçimle ilgili çağrıları hatırlatılan Genel Başkanımız;
‘’Erken seçim konuşulursa erken seçim vadeye yayılmayacak bir taleptir. Bugün erken seçim isteniyorsa Yüksek Seçim Kurulu takvimi belirler ve erken seçimi icra eder. Vadeye çek keser gibi erken seçim tarihi açıklanmaz. Dolayısıyla iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi ihtiyaca binaen bir erken seçim kararı alır ise seçim yenilenir. Seçim ne için yenilenecek? Memleketin ihtiyacı için yenilenecek her seçim de milletin beklentisidir diye biz meseleye sıcak bakarız. Ama yok efendim ‘Recep Tayyip Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı adayı olsun’ diye bir seçim yenileme gayreti varsa ben buradan işte diğer basın mensubu arkadaşlarımız da burada; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre Recep Tayyip Erdoğan bir daha aday olamıyor. Aday olmasının şartlarından bir tanesi seçimin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan bir kararla yenilenmesidir. Özgür Bey de diyor ki; ‘Recep Tayyip Erdoğan'ı buradan yenerek göndermek istiyorum.’ Siyaset elbette ki bir arenadır ama hiçbir siyasetçi gladyatör değildir. Dolayısıyla düello mantığıyla siyaset yapılmaz. Millet seçim isterse seçim olur ama seçimin takvimi üzerinde ‘şu gün yapılırsa olur, bugün yapılmazsa olur’ türünden değerlendirmeleri spekülatif buluyorum. Zaten erken seçim diyenlerin en yakın seçim tarihi bir buçuk sene sonraya. Dolayısıyla bir buçuk sene sonra yapılacak seçim temenni ederim ki bir pazarlık üzere kurgulanmış senaryo olmasın.’’ cevabını verdi.
‘’TEŞKİLATIM NE ZAMAN GEL DERSE BURADAYIM.’’
Kahramanmaraş’a deprem sebebiyle bir kez daha ziyarette bulunacağını ifade eden Genel Başkanımız ziyaret tarihinin sorulması üzerine şu cevabı verdi:
‘’İl başkanım; ‘Hazırız, gerekli çalışmaları yaptık, veri tabanını oluşturduk. Dolayısıyla Kahramanmaraş’ın sorunlarını hem sivil toplum kuruluşlarından hem kanaat önderlerinden gerçekleştireceğimiz toplantılarla almaya hazırlandık. Onun da tarihi şudur.’ dediğinde Allah nasip ederse gelirim. Ama ben de başkaları gibi bir sene sonraya, 6 ay sonraya vadeye çek keser gibi bir şeye girmeyim. Teşkilatım ne zaman gel derse ben buradayım.’’
Çağlayancerit Belediyemizin düzenlediği Ceviz ve Kültür Festivaline katılan Genel Başkanımız burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
’’CEVİZ İÇİN GEREKLİ OLAN İHTİYACIN BEHEMEHÂL GİDERİLMESİ İCAP ETMEKTEDİR.’’
Çağlayancerit Ceviz Festivali’nin, cevizin önemini ve bu bölgenin tarımsal değerini hatırlattığını ifade eden ve festival kapsamında emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını sürdüren Genel Başkanımız, Türkiye’deki ceviz üretiminin, iç talebi karşılamaktan uzak ve ceviz ithalatına bağımlı bir hâle gelmesini belirterek; ‘’Ceviz, uzun vadeli yatırım gerektiren bir ürün. Ben aslen Karadenizliyim, fındık da cevize benziyor. Bir ceviz ağacının meyve vermesi yıllar alıyor ve üretici bu süreçte büyük sabır ve emek harcıyor. Ancak bu emek, yeterli destekleme politikaları ve doğru planlama olmadan karşılığını bulamıyor. Girdi maliyetlerinin sürekli artması, özellikle gübre, mazot ve sulama, enerji maliyetlerinin yüksekliği ceviz üreticilerini büyük bir çıkmaza sürüklüyor. Ürün fiyatlarının, maliyetlerle orantısız bir şekilde düşük kalması ise çiftçilerimizi derinden etkiliyor. Ayrıca, ceviz gibi suya ihtiyaç duyan bir ürün, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden de fazlasıyla etkileniyor. Dolayısıyla yapılması icap edenler var, ihmal edilmemelidir. Sayın Belediye Başkanımızın söylediği gibi göletlerin ve sulama noktayınazarından ceviz için gerekli olan ihtiyacın behemehâl giderilmesi icap etmektedir.’’ dedi.
‘’CEVİZ ÜRETİCİLERİ, YÜKSEK VERGİ ORANLARI VE YETERSİZ TARIMSAL TEŞVİKLERLE BAŞA ÇIKMAK ZORUNDA BIRAKILMIŞTIR.’’
Suyu etkin kullanmayı sağlayacak teknolojilerin tüm tarımsal üretim süreçlerine dahil olması gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız konuşmasına şu sözlerle devam etti:
‘’Ceviz üreticileri, yüksek vergi oranları ve yetersiz tarımsal teşviklerle başa çıkmak zorunda bırakılmıştır. İthal ceviz, yerli üreticiyi zor durumda bırakıyor ve Türkiye, cevizde net ithalatçı konumuna düşmüş durumda. Haydi ithalat yapıyorsunuz, eyvallah diyelim de gelen ürünlere bir bakalım. Çağlayancerit cevizi nerede, ithal edilen ceviz nerede? Birini ağzınıza koysanız ağzınızı kurutuyor, Çağlayancerit’in ceviziyle lezzet alıyorsunuz, tat alıyorsunuz. İthalat yapıyoruz ama başkasının tüketemediği malları buraya getiriyoruz. Yani elin oğlunun tüketmediğini kendi vatandaşımıza ihraç ettiği ürünlerle karşı karşıya bırakılıyoruz. Kusura bakmasın hiç kimse ama bunun adı şuursuzluktur.’’
‘’DERHÂL CEVİZİN STRATEJİK BİR ÜRÜN OLARAK ELE ALINMASI VE ÜRETİCİLERE DAHA FAZLA DESTEK VERİLMESİ GEREKİYOR’’
İthalatın sadece ceviz üreticilerini değil, ülke ekonomisini de zorladığını ifade eden Genel Başkanımız; ‘’Derhâl cevizin stratejik bir ürün olarak ele alınması ve üreticilere daha fazla destek verilmesi gerekiyor. Cevizi sadece lezzetli bir ürün olarak ele almak yeterli değil, bu güzel ürünün bölge ekonomisi için can damarı olduğunu da unutmamak lazım ki ürünün ve üreticisinin ihtiyaç duyduğu politikalar geliştirilebilsin.’’ dedi.
‘’YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİ, YETERSİZ DESTEKLEME POLİTİKALARI, İTHALATA BAĞIMLILIK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM SAĞLAMADA YAŞANAN ZORLUKLAR TÜM TARIM SEKTÖRÜNÜ TEHDİT EDİYOR’’
Ceviz üreticilerimizin karşılaştığı sorunların büyük bir kısmının sadece cevize özgü değil; tüm tarım sektörünün sıkıntılarını kapsadığını ifade eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Yüksek girdi maliyetleri, yetersiz destekleme politikaları, ithalata bağımlılık ve iklim değişikliğine uyum sağlamada yaşanan zorluklar tüm tarım sektörünü tehdit ediyor. Pazarlama ve rekabet gücü yetersizliği hangi üründe karşımıza çıkmıyor ki cevizde çıkmasın? Üreticiler, pazarlama ve satış kanallarında yaşadıkları sorunlar nedeniyle fiyat baskısıyla karşı karşıya kalıyorlar. Özellikle ithal cevizin daha düşük fiyatlı olması, yerli üreticiyi zor durumda bırakıyor.’’ diyerek çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı:
‘’HER ÇİFTÇİMİZ, HANGİ BÖLGEDE OLURSA OLSUN AYNI FIRSATLARA SAHİP OLMALI, DEVLET DESTEKLERİ ADİL BİR ŞEKİLDE DAĞITILMALIDIR’’
‘’Tüm bu sorunları çözmek için atmamız gereken adımlar net. Öncelikle, tarımda eşitlik ilkesini hayata geçirmeliyiz. Her çiftçimiz, hangi bölgede olursa olsun aynı fırsatlara sahip olmalı, devlet destekleri adil bir şekilde dağıtılmalıdır. Destekleme politikalarında büyük çiftçilere odaklanan anlayış yerine, küçük ve orta ölçekli üreticileri koruyacak bir sisteme geçilmelidir. Adalet, tarımda emeğin karşılığını almayı gerektirir. Çiftçilerimizin maliyetlerini azaltacak, üretimde verimliliği artıracak politikaları hayata geçirmek mecburiyetindeyiz. Aynı zamanda, yerli üreticiyi ithal ürünlere karşı koruyacak önlemleri geliştirmeliyiz.’’
‘’KUTUPLAŞMAYI BİR TARAFA BIRAKIP KUCAKLAŞMAYI, AYRIŞMAYI BİR TARAFA BIRAKARAK BİRLEŞMEYİ VE FARKLILIKLAR ÜZERİNDEN SÜRDÜRÜLEN VE BUNDAN BESLENEN SİYASET ANLAYIŞINI TERK ETMEK MECBURİYETİNDEYİZ.’’
Genel Başkanımız konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
‘’Türkiye'nin temel meseleleriyle alakalı olarak kutuplaşmayı bir tarafa bırakıp kucaklaşmayı, ayrışmayı bir tarafa bırakarak birleşmeyi ve ülkemizde sürekli gündemde tutulan farklılıklar üzerinden sürdürülen ve bundan beslenen siyaset anlayışını terk etmek mecburiyetindeyiz. Burada İYİ Parti'nin Genel Başkanı; sizin bir seveniniz, dostunuz ve size gönül vermiş bir kardeşiniz olarak diyorum ki Türkiye hepimizindir! Türkmeniyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle birlik ve beraberlik bu ülkenin en temel hakkıdır ve büyük Türk milleti bunu mutlaka gerçekleştirecek ve dünyayla buluşturacaktır.’’