‘’Eğer Türkiye’de erken seçim olacaksa İYİ Parti'nin yarın yapılacak bir seçime bile hazır olduğunu ifade edebilirim”

GERİ DÖN

Basında Biz

‘’Eğer Türkiye’de erken seçim olacaksa İYİ Parti'nin yarın yapılacak bir seçime bile hazır olduğunu ifade edebilirim”

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile Genel Merkezimizde bir araya geldi.

 

Görüşmede Genel Sekreterimiz Sayın Uğur Poyraz, Siyasi İşler Başkanımız Sayın Enver Yılmaz, Uluslararası İlişkiler Başkanımız Sayın Ahmet Kâmil Erozan ve Tarım Politikaları Başkanımız Sayın Kadir Ulusoy da yer aldı.

 

 

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan’ın hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu belirten Genel Başkanımız; “Kendilerine ve heyetinde bulanan arkadaşlara huzurunuzda teşekkür ediyorum. Ayrıca iyi dilekleri için de şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

 

Türkiye’de yaşanan sorunları da görüşme kapsamında ele aldıklarını kaydeden Dervişoğlu, “Türkiye’nin demokrasisini, adalet ve hukuk anlayışını, ekonomisini, emeklinin çektiği çileyi, geleceğe dair vizyonunu, konuşulması gereken ne varsa değerlendirdik.” şeklinde konuştu.

 

Dış politika konusundaki açmazları, uygulanmış yanlış politikaları da konuştuklarını dile getiren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Ayrıca bütün bunların ötesinde cennet mekân Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın da andık. O’nun Türk siyasetine sağladığı yüksek katkıları paylaştık. Kendisini mücadele arkadaşları ile birlikte yâd ettik. Sayın Erbakan üzerinde konuşulması icap eden çok sayıda spesifik konu olabilir, bunları da önümüzdeki dönem içerisinde iki muhalefet partisi olarak daha geniş kapsamlı ele alabileceğimizi ifade ettiler. Buna bağlı olarak bizler de iade-i ziyarette bulunacağız ve hem kendisinin görüşlerinden hem de partisinin programından istifadeyle Türkiye'nin önünün açılması noktasında katkılarımızı ortaklaştırmaya çalışacağız.” ifadesini kullandı.

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ortak basın toplantısı ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 

‘’BENİM SEÇİM İSTEMEMLE SEÇİM OLMUYOR. SEÇİMİN ŞARTLARININ OLUŞMASI LAZIM VE KARARIN TBMM TARAFINDAN ALINMASI LAZIM’’

 

Erken seçim tartışmalarına ilişkin soru üzerine Genel Başkanımız; “Erken seçim gündeme geldiğinde, adı üstünde, hemen seçimin gündeme getirilmesi lazım. Türkiye'de böyle bir siyasi vasat var mı yok mu, bunu değerlendirmek durumundayız. Siyasi partiler erken seçim istiyorlar ise ben buradan açıkça ilan ediyorum. Hemen seçim olacaksa İYİ Parti olarak bu seçime dair hazırlıklarımıza başladık. Ama bu bir spekülatif amaçla kullanılıyor, ‘Bugün gündeme getirelim, 2.5 sene sonra yaparız' türünden bir yaklaşım içeriyorsa, tarafımızdan bakıldığında bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Benim seçim istememle seçim olmuyor. Seçimin şartlarının oluşması lazım ve kararın TBMM tarafından alınması lazım. Dolayısıyla iktidarın da bu erken seçim kararına destek vermesi lazım. Siyasetin, Türkiye'yi olabilecek işler üzerinden yönlendirmek gibi bir sorumluluğu vardır. Ama ben bu spekülasyona ifadelerimle dahil olmak istiyorum. Eğer Türkiye’de erken seçim olacaksa, İYİ Parti'nin yarın yapılacak bir seçime bile hazır olduğunu ifade edebilirim” yanıtını verdi.

 

‘’İKTİDARIN MAHKEME KARARLARI İLE İNATLAŞMASI, ADALET DUYGUSUNUN ZEDELENMESİNE VESİLE OLUYOR’’

 

Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı üzerinden “Yargıdaki anlaşmazlık devam ediyor mu?” sorusuna da yanıt veren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Bu konu Türkiye’de tartışılmaması gereken bir konu ancak tartışılmaması için gündemde olmaması lazım. Türkiye’nin gündemine böyle bir sorunun taşınması, Türk demokrasisi açısından güzel bir şey değil. Orta yerde bir mahkeme kararı var. Daha önceden kabul edilmemiş bir milletvekilliği, kabul edilmemesine rağmen düşürülmüş bir milletvekilliği sorunu var. Bunları doğru bir biçimde ele almak icap ediyor. İktidarın mahkeme kararları ile inatlaşması, adalet duygusunun zedelenmesine vesile oluyor. Adalet duygusunun zedelendiği toplumlarda da zedelenmemiş hiçbir müessese kalmıyor. Türkiye’ye yakışmayan bu tartışmanın ortadan kaldırılması için adaletin yerine gelmesi ve mahkeme kararlarının uygulanması lazım.” dedi.