“BUGÜNÜN ÇAMAŞIRLARINI DÜNÜN GÜNEŞİYLE KURUTMAYA KALKIŞAN BİR İKTİDAR VAR”

GERİ DÖN

Basında Biz

“BUGÜNÜN ÇAMAŞIRLARINI DÜNÜN GÜNEŞİYLE KURUTMAYA KALKIŞAN BİR İKTİDAR VAR”

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nu ziyaret etti.

 

Gelecek Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleşen ziyarette Genel Sekreterimiz Sayın Uğur Poyraz, Teşkilat Başkanımız Sayın Hasan Toktaş; Hukuk, Seçim İşleri ve Parlamento ile İlişkiler Başkanımız Sayın Hakan Şeref Olgun ve STK İlişkileri Başkanımız Sayın Alper Akdoğan da yer aldı.

 

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu’na yapmış oldukları ziyaretin sadece bir iade-i ziyaretle sınırlı olmadığını belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Hem Türkiye’nin meselelerini hem dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunları, dünyanın jeopolitiğini, Türk Milleti’nin ilgi alanına giren coğrafyaların hassasiyetlerini, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal problemlerini karşılıklı olarak tezekkür ettik. Fevkalade istifade ettiğimi söyleyebilirim.” dedi.

 

TÜRKİYE’NİN İLGİ ALANINA GİREN UZAK-YAKIN BÜTÜN COĞRAFYANIN DERTLERİ, BİZLER TARAFINDAN DA DERT KABUL EDİLMELİ.”

 

Türkiye’nin kendi içerisinde yaşanan yakıcı problemleri, dünyada yaşanan sorunları ve yakın coğrafyadaki dertleri de görüşme kapsamında ele aldıklarını kaydeden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Birçok konuya ortak bir pencereden bakabilme kabiliyeti sergileyebildiğimizi ifade etmekten mutluluk duyuyorum. Yani hassasiyetlerimiz ortak, bu hassasiyetleri paylaşabilecek aynı kökten gelmiş arkadaşlarımızla da sık sık bir araya gelmek suretiyle dünyanın ve ülkenin karşı karşıya bulunduğu sorunları tartışmaya, çözüm önerileriyle de paylaşmaya gayret sarf ediyoruz. Bugün de böyle bir görüşme oldu. Türkiye’nin ilgi alanına giren uzak-yakın bütün coğrafyanın dertleri, bizler tarafından da dert kabul edilmeli. Çünkü sıradan bir saikle söylemiyoruz; Türk milleti büyük bir millet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti de büyük bir devletin adı” Dolayısıyla dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlara da, bölge coğrafyasında yaşananlara da kendi ülkemizin içinde olup bitenlere karşı da hassasiyetimizi ortaya koymaya devam edeceğiz” dedi.

 

DEVLETLEŞMİŞ BİR PARTİYE BÜROKRATİK YAPMAK YERİNE DEVLET ADAMI OLMA VASIFLARIYLA ORTAYA ÇIKSINLAR”

 

Konuşmalarında çiftçilerin yaşadığı sorunlara da değindiklerini ifade ederek Afyonkarahisar, Manisa, Bursa ve Balıkesir’de yaşanan olayları takip ettiklerini ve söz konusu illere yakın zamanda ziyaret düzenleyeceğini söyleyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Ben şahsen arkadaşlarımızın teşkilatlarımızla birlikte hazırladığı program kapsamında o bahsettiğim illere gideceğim. Ama henüz bir yolculuğa çıkmadan önce özellikle bürokratları uyarmak istiyorum. Çünkü Türkiye’nin konuşan bir Türkiye olması lazım. Konuşan Türkiye, demokrat bir Türkiye’dir. Demokrat Türkiye de sonuçları çözme iradesi sergileyen bir Türkiye'dir. Bence devletleşmiş bir partiye, devletleşme istidadı sergileyen bir partiye bürokratik yapmak yerine, devlet adamı olma vasıflarıyla ortaya çıksınlar. Dolayısıyla üzerine düşen sorumluluğun da icaplarını yerine getirsinler.” ifadelerini kullandı.

 

 

BUGÜNÜN ÇAMAŞIRLARINI DÜNÜN GÜNEŞİYLE KURUTMAYA KALKIŞAN BİR İKTİDAR VAR”

 

Türkiye'nin önünde önemli gündemlerin olduğunu söyleyerek enflasyonun makro göstergelerde düştüğünü ancak bunun alım gücüne bir yansıması olmadığını ifade eden Genel Başkanımız; “Türkiye maalesef ve maatteessüf, faiz sarmalına terk edilmiş ve soyulmaya mecbur bırakılmış bir ülke konumunda şu anda. Enflasyon, makro göstergelerde aşağıya düşüyor ama bunun alım gücüne yansımaları yok. Dar ve sabit gelirli sıkıntı çekmeye devam ediyor. Emekli tenceresini kaynatamamaktan muzdarip bu sorunları çözmek yerine bugünün çamaşırlarını dünün güneşiyle kurutmaya kalkışan bir iktidar var. Bunu bizim kabullenebilmemiz mümkün değil” dedi.

 

ORTAK AKLA İHTİYACINIZ VAR”

 

Devlet yönetiminin her alanında aşınma olduğunu ve Türkiye’nin her alanda bir tartışma meselesi olduğunu kaydeden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Her alanda aşınma var. Her alanda devlet zafiyet içerisinde; yani dış politikada da, iç politikada da, hukuk alanında da, TBMM’deki çalışmalar kapsamında da neredeyse tartışma konusu olmayan meselesi yok Türkiye’nin, bunu salt kendi çabalarınızla çözebilmeniz de mümkün değil, birlikteliğe ihtiyacımız var, işbirliğine ihtiyacınız var. Ortak akla ihtiyacınız var. Ortak aklın teşekkül ettirilmesini temin edebilmek adına da gayrete ihtiyacınız var. Biz bu yönüyle baktığınızda hem Sayın Davutoğlu'nu hem de Gelecek Partisi’ni kendimize hiç uzak görmüyoruz. Onun için bu nazik ev sahiplikleri ve bizden esirgemedikleri kadirşinaslıkları için de kendilerine çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

 

ÜRETEN HERKESİN ZARAR ETTİĞİ AMA BANKALARIN KÂR ETTİĞİ BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ”

 

Konuşmasına son vermeden önce Türkiye’deki istihdamın giderek düştüğünü belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Üzülerek söylüyorum; işsizlik her geçen gün artıyor ve bu işsizlik kendini genç işsizlik alanında hissettiriyor. Buna da doğru çözümler bulmak yolunda önemli adımlar atılması lazım. Çiftçilikten çekiliyor insanlarımız; dediğim gibi emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Her yerde söylüyorum burada da söylemekte beis görmüyorum: üreten herkesin zarar ettiği ama bankaların kâr ettiği bir ülkede yaşıyoruz maalesef. Bu döngünün değiştirilmesi icap ediyor. Bir de hukuksuzluklar var. Onları herhalde siz sorularınız için de bizlere yöneltirsiniz. Bu hukuksuzlukları da aşmak zorundayız ülke olarak millet olarak bu hukuksuzlukların üstünü örtmek gibi bir sorumsuz davranışın mümessili olmamalıyız. Yargı organları arasındaki güç tartışmasının da tarafı ve taraftarı gibi davranmalıyız. Bu ülke hepimizin, bu ülkenin birliği beraberliği ve dirliği için üzerimize düşen tarihi sorumluluğun icaplarını yerine getireceğimizi bu vesileyle ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu ortak basın toplantısı ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 

16 Ağustos’ta TBMM’de gerçekleşecek olan oturuma ve Can Atalay ile ilgili alınabilecek karara ilişkin görüşleri sorulan Genel Başkanımız;

 

Gasp edilen bir hak var ortada. Yanlış uygulamadan kaynaklı olumsuz sonuçlar var. Sürecin doğru yönetilmediğine dair de ortak bir kanaat var. Sürecin doğru yürütülmesi lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı da yanlış uygulamalara adım attı biliyorsunuz. Anayasa Mahkemesi’nin ihraç ihlal kararlarına yerel mahkemelerin uymak zorundalığı var ve ihlal kararına ilk derece mahkemeleri biliyorsunuz bakıyor. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından okutulan karar, ilk derece mahkemesinin değil Yargıtay'ın kararı, dolayısıyla burada bir usulsüzlük yapılmış oluyor.’’

 

 

MECLİS İÇTÜZÜĞÜNE GÖRE TBMM’NİN BU ŞARTLARDA YAPACAĞI BİR OYLAMA YOKTUR.”

 

‘’Meclis Başkanı Yargıtay'ın kararını okuyarak aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni de zor durumda bırakıyor. Burada kişileri izam etmek istemiyorum itham etmek de istemiyorum herhangi bir hususta ama şöyle bir durum var sayın Meclis Başkanı bu kabil aykırı uygulamaları hep kendisi yurt dışındayken yapılıyor. Dolayısıyla aymaz bir durumla karşı karşıyayız. Bunun düzeltilmesi lazım. Temennimizi soruyorsanız şayet; Türkiye Büyük Millet Meclisi zor durumdadır yani Cuma günü bu şartlarda toplanırsa alacağı bir karar, yapacağı bir oylama da yoktur meclis iç tüzüğüne göre bunu mecliste grup başkanvekilliği de yapmış bir milletvekili olarak söylüyorum. Meclis olağanüstü toplanacak ne yapacak meclis toplanıp bu meseleyi karara bağlayacak ya da oylama yapabilecek bir imkân söz konusu mu? Hayır değil. O zaman az önce işaret ettiğim Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına uymak durumunda olan yerel mahkemeleri ve o yerel mahkemelerin daha sonra kararını gönderdiği mekanizmaların bugünden bir duyarlılık sergilemesi lazım.”

 

YARGI ORGANLARI ARASINDAKİ GÜÇ TARTIŞMASI TBMM’NİN İRADESİNE ZARAR VERMİŞTİR.”

 

Temennim odur ki; Meclis cuma günü olağanüstü toplanınca kadar adalet müessesesi Türkiye'yi karşı karşıya bıraktığı, bu sorunu çözmek yolunda doğru bir adım atmaya muvaffak olabilir. Demokrasilerde çare tükenmez deniyor ama demokrasilerde tükenmiyor. Demokrasiyi doğru işletmediğinizde sorunları büyütüyorsunuz. Yargı organları arasındaki güç tartışması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesine zarar vermiştir. Bunun sorumluları durumdan vazife çıkararak bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için vaziyet almalıdırlar. Ve Can Atalay Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yemin etmeli ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki sıralarda kendi yerine oturmalıdır. Can Atalay’ın hukuki bir problemi varsa; hukuk işler. Siz birisinin milletvekilliğine son veriyorsunuz burada hukuki bir dayanak bulmaya muvaffak olduğunuzu düşünüyorsunuz ama hukuku işletmekten imtina ederek siyaseti de zor durumda bırakıyorsunuz. Demokrasimizi de tartışılır hale getiriyorsunuz. Yanlış uygulamalara imza atanların kendilerini düzelterek ve mevcut duruma karşı da vaziyet alarak sorunu çözmek yolunda adım atmaları lazım.” dedi.

 

SÖYLEDİKLERİNİ ONAYLIYOR DEĞİLİM AMA BİR HUKUKİ GARABET OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

 

İzmir’deki bir sokak röportajında Instagram yasağına dair konuşan bir vatandaşın tutuklanmasına ilişkin görüşleri sorulan Genel Başkanımız;

 

Bu alanda da bir hukuksuzluk var. Yani her sosyal medya paylaşımının üzerine bir dava süreci başlatmanın bir anlamı yok. Bazı insanlar fevri konuşur, bazı insanlar düşünerek konuşur, bazı insanlar hatasız konuşmaya özen gösterir, bazı insanlar da pervasız konuşabiliyor bu insanlık hali. Söylediklerini onaylıyor değilim ama bir hukuki garabet olduğunu düşünüyorum. Yani böyle bir sebepten ötürü bir kişiyi tutuklayıp insanların kendilerini tartışılır hâle getirilmesini de iktidar tarafından bakarak söylüyorum üzülerek gözlemliyorum. Bence bu tür şeyleri iletişimden kaynaklı değil de iletişimsizlikten kaynaklı sorunlar olarak görmeli ve makul karşılamayı becerebilmeli iş başında bulunan hükümet. Yine adalete vurguda bulunmak istiyorum. Hakimler karar verirken Türk Milleti adına karar verdiklerini, savcılarda iddianame yazarken millet adına iddianame yazdıklarını unutmamalılar. Buradan söylüyorum hâlâ Türkiye'de gerçek hakimlerin ve gerçek savcıların var olduğuna inanmak istiyorum” şeklinde konuştu.

 

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ'NE GİDİYORLARSA, GÖNÜL RAHATLIĞIYLA SÖYLÜYORUM Kİ; ONLARA HAYIRLI OLSUN”

 

İYİ Parti’den istifa eden bazı milletvekillerinin Ak Parti’ye katılması iddialarına ilişkin Genel Başkanımız; “Partimizden biri gitmiyor bağımsız milletvekili pozisyonunda gitmesi muhtemel olan arkadaşlarımız. Onlara da biz biliyorsunuz, partimizden istifa eden hiç kimseyle ilgili olumsuz tek bir beyanda bile bulunmadık bu zamana kadar. Bundan sonra da bu tavrımızı değiştirecek değiliz pek tabii ki onlara çıktıkları yeni siyasi yolculukta başarılar diliyorum. Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi'ne gidiyorlarsa, gönül rahatlığıyla söylüyorum ki; onlara hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.