BURSA- YENİŞEHİR’DEYİZ…

GERİ DÖN

İl Programları

BURSA- YENİŞEHİR’DEYİZ…

 

 

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Bursa programı kapsamında Yenişehir Belediye Başkanımız Ercan Özel'i ziyaret etti.

 

Belediye Başkanlığında basın açıklamasında bulunarak özetle şunları söyledi:

 

‘’ÇİFTÇİLERİMİZİN DERTLERİYLE HEM DERT ORTAĞI OLDULAR HÂLLERİYLE DE HEMHAL OLDULAR.”

 

Yerel seçimlerdeki adaylığı sırasında eğer ki kazanırsa makam koltuğunu kapının önüne koyarak rahata alışmamak için tahta sandalyede oturacağını söyleyen ve seçildikten sonra da bu vaadini gerçekleştiren Özel’in yanında tahta sandalyede oturan Genel Başkanımız konuşmasına Süleyman Demirel’in ayak izinin olduğu bir yere gelmiş olmaktan memnuniyetlerini ileterek şu sözlerle başladı:

 

Keşke yaşasaydı da bugün gelip şu tahta sandalyeye beraber otursaydık. Türkiye'nin birçok ilinde birçok dertlerle karşı karşıya olduğumuz gibi Bursa'da da Bursa'nın ilçelerinde de çok önemli sorunlarımız var. Milletvekillerimiz daha önceden ilçeleri ziyaret etti. Çiftçilerimizin dertleriyle hem dert ortağı oldular hâlleriyle de hemhâl oldular.”

 

BU HÜKÛMETİN YANLIŞ UYGULAMALARI YÜZÜNDEN ÇİFTÇİ SANKİ DOĞAL BİR AFETE UĞRAMIŞ”

 

İYİ Parti’nin diğer siyasi partilerden farklı olarak Tarım Politikaları Başkanlığı olduğunun altını çizen Genel Başkanımız;

 

Türkiye'nin her yerindeki çiftçi sorunlarıyla, üretim sorunlarıyla yakinen ilgileniyoruz. O sorunların çözümü noktasında da projeler üretiyoruz. Ama öyle bir noktaya geldi ki Türkiye öyle bir olumsuz noktaya geldi ki bu hükûmetin yanlış uygulamaları yüzünden çiftçi sanki doğal bir afete uğramış ki sorunlarının çözülebilmesi noktasında ciddi adımların atılmasını bekliyor. Eğer çiftçi afete uğradıysa o afetin şartlarına uygun bir durumla da kendisine gerekli desteğin verilmesi lazım. Ama bunları göremiyoruz. Domateste ve karpuzdaki sıkıntılardan bahsedildi. Üretim maliyetleri belli. Üretim maliyetlerinin ancak %10’u kadar bir fiyatlama yapılabiliyor. Bunların da arka planlarına girip baktığımızda işin içinde başka ellerin başka parmaklarının olduğunu da gözlemliyoruz.” dedi.

 

Çiftçilerin yaşadığı sorunların Yenişehir özelinde kısmen de olsa çözüldüğünü belirten Genel Başkanımız;

 

Sayın Belediye Başkanımızın müdahalesi bir anlamıyla o işi Yenişehir yerelinde kısmen çözmüş ve Yenişehir’e has ürünlerin buradaki büyük marketlerde satışı temin edilmiş. Onlar da fiyatların yükselmesine talep çerçevesinde ve siyasi müdahale münasebetiyle katkı sağlamış. Ama söylüyorum bu birkaç harften müteşekkil büyük marketler pazardaki fiyatı bile belirlemeye çalışıyorlar. Pazardaki fiyatının oluşmasını bile etkilemeye çalışıyorlar. Bütün bunlar kendi kendine olabilecek işler değil yani bir dönüm tarlanın masrafı belli, bir dönüm tarladan alınan ürünün de fiyatı belli. Böyle bir durumda çiftçiler üretimlerini sürdürmekten imtina edeceklerdir. Bu doğal bir sonuçtur. İstatistiki veriler de bunu gösteriyor.” diye konuştu.

 

YAKLAŞIK 600 BİN ÇİFTÇİ ÜRETİM YAPMAKTAN VAZGEÇTİ”

 

Türkiye’de 12 yıl içinde, 1 milyon işçiden neredeyse yüzde 60’ının işçilikten çekildiğini, yaklaşık 600 bin çiftçinin üretim yapmaktan vazgeçtiğini dile getirerek çiftçilerin yaşadığı sorunlara değinen Genel Başkanımız;

 

Her çiftçi Yenişehir gibi mümbit arazilerin sahibi olan bir ilçede bile para kazanamıyor. Arsa her soruyorum sizlere nerede kazanacak yani bu hükûmet çiftçinin üzerinden kasırga gibi geçmiş ve bana göre bir doğal afete sebebiyet vermiştir ve bunun mutlak surette düzeltilmesi değiştirilmesi bu alanda tedbirlerin alınması lazım. Öyle palyatif tedbirlerle de olacak işler değildir. Çiftçinin kullandığı elektrik ve mazottaki tüm vergilerin tamamı kaldırılmalıdır.

Şimdi düşününüz ihracat yapan bir firma adına nakli yapan bir denizcilik şirketi mazotta ÖTV’den muaf tutulur. Stratejik bir ürün nakliyesi yapıyor diye bu ürünlerin hepsi stratejik. Arkadaşlar buradaki biberler, buradaki domatesler efendim Bursa'daki şeftali, karpuz tarlada kalmış. Bunların hepsi bizim açımızdan bakıldığında stratejik ürün. Bu ülkenin biberi bu ülkenin domatesi, bu ülkenin karpuzu, bu ülkenin umudu. Buğdayı, arpası, bakliyatı, kurusu, kuyumcu tezgahında satılan altından kıymetlidir bizim için ve bu ülkenin topraktan ürettikleri de bizden sonraki nesillerin geleceğidir. Dolayısıyla onun üzerinde bir doğru planlama yapmak gibi bir mecburiyetimiz ve sorumluluğumuz var.” ifadelerini kullandı.

 

DERT ANLATMA EYLEMİ, ANADOLU'NUN DA HER YERİNE YAYILDI”

 

İYİ Parti olarak gittikleri her yerde hükûmeti tarım politikalarındaki yanlışlar ve çiftçilerin sorunları üzerine sorumluluğa davet ettiklerini dile getiren Genel Başkanımız şu şekilde konuştu:

 

Önceki dönemlerde Selçuk Bey, Bursa'da tarlada çiftçilerle buluşarak yerinde tespitlerde bulundu. İşte Sayın Genel Başkan Yardımcımız Hakan Şeref Olgun Bey, Hasan Bey'le birlikte Afyon'a giderek oradaki üreticilerin durumuna baktı. Balıkesir’de Turhan Bey Sayın Grup Başkan Vekilimiz o da Balıkesir çiftçisinin sorunlarını yerinde tespit etti. Burada başlayan, Karacabey’de başlayan Kemal Paşa’da başlayan dert anlatma eylemi, Anadolu'nun da her yerine yayıldı. Dün baktım Maraş’taki çiftçilerimiz de Bursa'nın aydınlattığı yoldan yürümek suretiyle sorunlarını kamuoyuyla paylaşıyorlar.”

 

ÇİFTÇİLER TARAFINDAN KULLANILAN BÜTÜN FAİZLER DURDURULMALI VE KALDIRILMALIDIR.”

 

Hükûmetin yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçinin afete uğradığını söyleyen Genel Başkanımız, çiftçiler tarafından kullanılan bütün faizlerin durdurulması ve kaldırılması üzerine şu ifadelerle çağrı yaptı:

 

Ben söylüyorum çiftçi bu hükümetin tarım politikaları önündeki uygulamaları münasebetiyle afete uğramıştır. Tarım Kredi'ye olan borçlarının yapılandırılması bir kısmının da yok sayılması lazımdır. Bu beyler kendilerine yandaş müteahhitlere sürekli vergi affı yapıyorlar ve oradan doğan sorumluluğu da devlet bankalarında görev zararı olarak yazdırıyorlar. Çiftçi mademki hükümetin uygulamalarıyla afete uğramış ve mağdur olmuştur; o zaman Ziraat Bankası çiftçinin bir kısım borcunu görev zararı olarak görmeli ve o borçlarda indirim yapmalı ayrıca bu dönemde bütün faizler durdurulmalıdır. Çiftçiler tarafından kullanılan bütün faizler durdurulmalı ve kaldırılmalıdır. Bu ülkede çiftçinin borcu 850 milyara dayanmıştır. 2 buçuk milyon çiftçinin tarlaları ipotekli traktörleri hacizlidir. Buna bir çözüm bulmadan Türkiye'de ekonomide doğru bir planlama yapabilme imkânı kendiliğinden de ortadan kalkmış olur. Açık ve net tablo ortadadır. Hükûmet hiç zaman kaybetmeden bu problemlerin çözülmesinin ortasında derhal vaziyet almalıdır.”

 

MAZOTTAKİ BÜTÜN VERGİLER DÂHİL HER TÜR VERGİNİN KALDIRMALI, ÇİFTÇİYE UCUZ MAZOT VE ELEKTRİK VERİLMELİ”

 

Çiftçinin borçlarını yapılandırılmasını, borçlarının bir kısmına ortadan kaldırmasını, enerji yönüyle kullandığı elektrikteki ve kullandığı mazottaki bütün vergiler dahil her tür verginin kaldırmasını, çiftçiye ucuz mazot ve elektrik verilmesini söyleyen Genel Başkanımız, hayvancıların da zor durumda olduğuna değinerek şu ifadeleri kullandı:

 

Önümüzdeki dönemle ilgili stratejik ürün planlaması yapmalı, alım garantili ekimler yapılmasını önü açılmalı. Bunlar topraktan çıkanlar. Bir de hayvancıların problemi var gelirken bir veteriner hekimini iş yerinde ziyaret ettik. Hayvan sayısının her geçen gün azaldığını söylüyor ve dolayısıyla bugün et fiyatlarının neden bu denli yüksek olduğunu sebebini de yapmış olduğumuz bu gezilerde tespit etmiş oluyoruz. Aynen ette yaptıkları gibi hayvancılık alanında yaptıkları gibi bugün domateste de birtakım yanlış uygulamalar yapıyorlar. Domates sadece sofralarda yediğimiz bir ürün değil, aynı zamanda bir sanayi ürünü. Ama salçada ihracatta kota koyarsanız ihracatı sınırlarsanız ve hatta bir dönem yasaklarsanız işte o zaman ihracat yaptığınız piyasalar başka ülkelerin kendi ilgi alanlarını onların ilgi alanlarına girer ve dolayısıyla kaybettiğiniz piyasayı da bir daha geri kazanamaz.’’

 

BİZDEN HİÇ KİMSE MUHALEFET YAPARKEN BİR YUMUŞAMA FALAN BEKLEMESİN”

 

Hükûmete Bursa’dan, Şehzadeler diyarından seslenen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu;

 

Tarım alanında attığı her adım Türk milletinin aleyhine olan çiftçinin felaketine olan bu hükümeti Bursa'dan Şehzadeler diyarından İYİ Parti Genel Başkanı olarak uyarıyorum. Ayrıca müjdeyi de veriyorum çiftçimiz sahipsiz değildir. Bu beylere mecbur ve mahkûm da değildir. Çiftçinin sahibi vardır. Yollara düştük. Dün Sivas'taydık, bugün Bursa’dayız yarın İstanbul'da olacağız. Geleceğiz, Anadolu'nun her yerini karış karış nakış nakış dolaşacağız ve bütün sorunları yerinde tespit edeceğiz. Ben bu ülkenin aydın insanlarının tamamının bu olumsuzluklara karşı ses çıkarmasını talep ediyorum. Türkiye iyi gitmiyor, Türkiye iyi yönetilmiyor. Ondan sonra da siyasette yumuşamadan ve normalleşmeden bahsediyorlar. Nasıl normalleşelim? Yani benim çiftim normalleşmeden biz nasıl normalleşiriz? Benim çiftçimin yüzü gülmeden biz nasıl güle güle güle oynaya dolaşalım? Benim çiftim bu denli problemlerle karşı karşıyayken öğrencilerin gençlerin geleceğinden umudunu kesmişken dar sabit gelirle barınma sorunlarıyla ve doyma sorunlarıyla uğraşırken sadece ormanlarımız değil mutfaklarımızın da yandığı bir dönemde biz nasıl yumuşayalım da sessiz kalalım? O sebeple bizden hiç kimse muhalefet yaparken bir yumuşama falan beklemesin. Herkesin ayıbını yüzüne çarpa çarpa dolaşmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

ÇİFTÇİ SAHİPSİZ DEĞİL HERKES ÖNCELİKLE BUNU BİLSİN.”

 

Genel Başkanımız, İYİ Parti olarak çiftçiyi hiçbir zaman dertleriyle baş başa bırakmayacaklarının altını çizerek şu sözleri kullandı:

 

Önümüze kurulmuş tuzaklar var bozacağız dedik. Millete verilmiş bir sözümüz var onu da başaracağız dedim. Burada da tekrarlıyorum. Başaracağız, başaracağız, başaracağız. Çiftçi sahipsiz değil herkes öncelikle bunu bilsin. Bu zamana kadar Türk tarihine baksınlar Türk ekonomi tarihine baksınlar, Türk siyasi tarihine baksınlar. Baksınlar, verilmiş mücadelelere şahit olsunlar. Rahmetlik Süleyman Demirel'in döneminde olduğu gibi efendim bugün siyasette benim çiftim benim memurum benim emeklim benim dulum benim yetimim diye hitap edecek adam yok zannetmesinler. Biz varız bunun için bu yollara düştük. Herkes bunu iyi bilsin. Ve yeşilin bozkırla olan mücadelesini sürdürmeye de Allah'ın izniyle devam edeceğiz.

Bütün dezavantajlı grupların sorunlarıyla ilgileneceğiz. Sadece durum ve sorun tespiti yapmayacağız. Çözümlerimizi de ifade edeceğiz”

 

TARIM BAKANI’NIN ADINI BİLENİNİZ VAR MI?”

 

Konuşmasının sonunda basın mensuplarına yönelerek; “Tarım Bakanı’nın adını bileniniz var mı?” diye soran Genel Başkanımız;

 

Yok değil mi? İşte mesele budur. Belki orman yangınları dikkatinizi çekmiştir de öğrenmişsinizdir diye sordum ama tarım bakanının adının bilinmediği bir ülkede tarımdaki aymazlıkları konuşuyoruz. Bu cümlemin de altını çizmenizi rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

 

BEN BAŞKA SİYASİLER GİBİ ‘NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ’ DİYENLERDEN DEĞİLİM. ONUN İÇİN KADROMLA GEZİYORUM.”

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, konuşmasına son verdikten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

 

Ülkenin en büyük beşinci gölü İznik Gölüne Almanyalı Varaka, kâğıt firmasını kurulacağını, 2 gün önce Resmî Gazete'de de yayınlandığını, bölgenin tamamında Albayrak’ta uygulanan Varaka firmasına verildiğini, bunun hakkında görüşleri sorulan Genel Başkanımız;

 

Zaten kabul edemeyiz de ayrıntılarını araştırmak için biz başkaları gibi bir şeyi duyup onun speküle eden bir siyasi parti değiliz. Bir şey karşımıza çıktığında onu hem yetkili organlarımızla eğil kişilerle değerlendiriyoruz hem yerel siyasetten gelen bilgiyle besliyoruz ve ondan sonra da üzerine bir yorum geliştiriyoruz. Onun için arkadaşlarımız neredeyse tam kadro yanımızda. İşte Kadir Bey Tarım Politikaları Başkanımız, Hukuk ve Adaletten müzdarip olanların derdine derman olsun diye Hakan Bey’i yanımızda gezdiriyoruz ya da cevaplasın diye. Hüsmen Bey bizim İzmir Milletvekilimiz parlamentodaki en çalışkan milletvekili arkadaşlarımızdan biri, İzmir'de orman yangınları münasebetiyle görevlendirdiğimiz heyette yer almıştı. Bir soruyla karşı karşıya kalırsak cevaplasın diye burada. Yani ben başka siyasiler gibi ne iş olsa yaparım abi diyenlerden değilim onun için kadromla geziyorum. Belediye ziyareti yapıyoruz Yerel Yönetimler Başkanımız burada, teşkilatlarımızı gezeceğiz Teşkilat Başkanımız burada. Bazı alanlarda eksik kalırız diye Tarım Bakanlığı yapmış bir büyüğümüz var sayın Ahmet Eşref Fakıbaba o da burada. Beni sıkıştıracağınız bir soru eğer söz konusu olursa Yenişehir'e tam kadro olarak geldik. Ayrıca dış politikadan göçten müzdarip arkadaşlarımız insanlarımız vatandaşlarımız Dış Politikadan Sorumlu Başkan Yardımcımız Sayın Ahmet Kâmil Erozan da burada. Büyük bir samimiyetle meseleleri kucaklıyoruz ve dolayısıyla da samimi çözümler üretiyoruz” şeklinde cevap verdi.