Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeyiz…

GERİ DÖN

Basında Biz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeyiz…

 

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50. yılı sebebiyle 2 gün boyunca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeydi.

 

Genel Başkanımız KKTC programı kapsamında; Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'ı, Başbakan Sayın Ünal Üstel’i, Cumhuriyet Meclis Başkanı Sayın Zorlu Töre’yi makamında ziyaret etti.

 

Ayrıca Lefkoşa’da bulunan Başbuğ Alparslan Türkeş’in doğduğu evi; Rauf Denktaş’ın, Dr. Fazıl Küçük’ün kabrini ve Boğaz Şehitliğini de ziyaret etti.

 

KKTC’nin Barış ve Özgürlük Bayramı sebebiyle düzenlenen resepsiyona ve resmî geçit törenine katılım gerçekleştirdi.

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'na ziyaretleri boyunca; Uluslararası İlişkiler Başkanımız Sayın Ahmet Kâmil Erozan, Türk Dünyası ve Yurtdışı Türkler Başkanımız Sayın Ayyüce Türkeş Taş, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Mustafa Cihan Paçacı ve Edirne Milletvekilimiz Sayın Mehmet Akalın eşlik etti.

 

KKTC programının ilk gününde Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ı ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız özetle şunları söyledi:

 

YAVRU VATAN DEĞİL VATANIN BİR PARÇASISINIZ”

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yavru vatan olarak değil, vatanın bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Bu bölgede yaşananların ne olduğunu toptancı bir tarih şuuruyla ele alıp yine buranın taşıdığı stratejik öneme binaen doğru bir biçimde düşünmek lazım. Türkiye'nin de zor günler geçirdiği zamanlarda üzerimizde oyunlar oynayanların kimler olduğunu biliyoruz. Aynı oyun kurucuların Kıbrıs üzerinde de birtakım oyunları kurgulamaları ve bunları eyleme dönüştürebilmek için de birliğimize ve varlığımıza zarar verebilecek projeleri yaşama geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz.” dedi.

 

Bunlardan biri 50 yıl önce yaşandı. Burada bir darbe teşebbüsünde bulunuldu. Buradaki Türk varlığını ortadan kaldırabilmek adına müdahalede bulundular.” diyen Genel Başkanımız, lise yıllarına gelen o dönemi yakından takip ettiğini söyledi.

 

BARIŞÇIL AMAÇLARLA POLİTİKA ÜRETİYORUZ”

 

Dönemin Başkanı Bülent Ecevit’in “Biz Kıbrıs'a gidiyoruz ama sadece Türklere değil Rumlara da barış götürmek için gidiyoruz” dediğini aktaran Genel Başkanımız; “Bunun üzerinden 50 yıl geçti. Adaya barış getiren Türk halkı, 50 yıllık zaman içerisinde herhangi bir çatışmanın gerçekleşmesini de engelledi. Bu durum, meseleye nasıl pozitif yaklaştığımızın ve nasıl barışçıl amaçlarla politika ürettiğimizin bir delili.” şeklinde konuştu.

 

KIBRIS'IN İDEALLERİNİ KURBAN ETMEYECEĞİZ”

 

Kıbrıs'ın üzerinde bir ambargo, baskı ve izolasyon çalışması olduğunu savunan Genel Başkanımız; “Buna karşı, uluslararası olarak her fırsatta Kıbrıs'ın hak ve hukukunun savunulması noktasında bir memleket evladı olarak, parti yöneticisi olarak, milletvekili olarak üzerimize düşenleri yerini getiriyoruz. Üzerimizde oynadıkları oyunların, yapmak istedikleri şeylerin farkındayız. 1960 yılındaki anlaşmalara bağlı olarak oluşmuş garantörlük hakkının zedelenmesi yolundaki çalışmaların hayalden gerçeğe dönüşmesi için çaba sarf ettiklerinin farkındayız. Biz her şart ve zeminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanında olacağız. Başkalarının emellerine ve kuru heveslerine Kıbrıs'ın ideallerini kurban etmeyeceğiz. Çünkü burada büyük emekler ve büyük mücadeleler var.” ifadelerini kullandı.

 

KKTC programının ilk gününde Başbakan Sayın Ünal Üstel’i ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız özetle şunları söyledi:

 

KIBRIS’IN MESELELERİ BİZİM MESELEMİZ”

 

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın daveti üzerine Kıbrıs'a geldiklerini belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; "Kıbrıs bizim için önemli bir yer. Kıbrıs'ın meseleleri doğrudan doğruya tarafımızca bizim meselelerimiz gibi algılanıyor. Bir barış harekâtı gerçekleştirildi. Sadece adada yaşayan Türklere değil herkese barış getirmesi için gerçekleştirildi. Aradan 50 yıllık bir zaman geçti ve bu zaman diliminde de Kıbrıs'ta rahatsız edici bir durumun, barışı baltalayıcı bir gelişme olmaması Kıbrıs'taki yönetimin meselelere objektif bakması ve barışçıl bir tutum sergilemesinden kaynaklanıyor.” dedi.

 

AMBARGONUN BERTARAF EDİLMESİ İÇİN DOĞRU ADIMLAR GEREKİYOR”

 

Kuzey Kıbrıs'taki Türk yönetiminin hoş görüsünün Rum tarafından doğru anlaşılmadığını vurgulayan Genel Başkanımız; “Gerek Avrupa Birliği ve gerekse Batı ülkeleri, buradaki gelişmeleri Türk toplumunun aleyhine şekillendirebilecek adımlar atmak suretiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin izole edilmesine katkı sağlayabilecek yaptırımlarda bulunuyorlar. Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs'a uygulanan bu ambargonun bertaraf edilmesi, coğrafyadaki stratejik konumuna bağlı olarak hak ve hukukunun savunulması, çevredeki doğal kaynaklardan da istifade edebilmesini temin etmek yolunda doğru adımlar atılması icap ediyor.” şeklinde konuştu.

 

KKTC’NİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ”

 

Doğru adımların atılması yolunda Kuzey Kıbrıs Türk yönetiminin sonuna kadar arkasında olacaklarını kaydeden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Bu meseleyi millî mesele olarak gördüğümüzü, millî meseleleri siyaset üstü olarak değerlendirdiğimizi ve yakın ya da uzak takvimde yapılacak seçimlerin malzemesi hâline dönüştürülmemesi hususundaki kararlılığımızı böyle özel bir günde ifade etme fırsatı bulduk. Ayrıca Kuzey Kıbrıs'ın Türk Devletleri Teşkilatı'nda gözlemci olarak değil kendi adıyla asil üye olması noktasında da Türkiye'nin atması icap eden adımlar varsa, o adımların atılmasından yanayız.” değerlendirmesini yaptı.

 

 

BARIŞ İSTİYORUZ, HUZUR İSTİYORUZ, KARDEŞLİK İSTİYORUZ”

 

Rum yönetiminin çeşitli manevralarla buradaki hak ve hukukumuzu gasp edebilme tercihini güncelleyebilmek adına bir takım olumsuz müdahalelerde bulunacaklarını da biliyoruz.” diyen Genel Başkanımız; “Baktığımız yerden Yunanistan'ı doğrudan doğruya Batı'nın şımarık çocuğu olarak görüyoruz. Bu topraklar üzerinde emelleri olanlar, burada yaşayan Türk halkının hürriyetini ve bağımsızlığını görmezden gelenler, burada kurulan devleti yok saymaya çalışanlar bütün platformlarda karşılarında bizi bulacaklar. Bizim politikamız Kıbrıs'ta şekillenen politikanın aynısı olacak. Biz bu alandaki desteklerimizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Burayı stratejik öneminden ötürü bir toprak parçası olarak görmüyoruz. Akdeniz'in ortasında bir kale olarak telakki ediyoruz. İleriye dönük hedeflerimiz de zaten müşterektir. Çok fazla bir şey de istemiyoruz. Barış istiyoruz, huzur istiyoruz, kardeşlik istiyoruz. Bu topraklarda iki devletli bir yapının sürdürülmesinden yanayız.” ifadesini kullandı.