‘’Dertlere uygun bir muhalefet stratejisi ile milletin huzuruna çıkacağız.’’

GERİ DÖN

TV Programları

‘’Dertlere uygun bir muhalefet stratejisi ile milletin huzuruna çıkacağız.’’

 

 

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Halk TV ekranlarında Kürşad Oğuz ve Barış Terkoğlu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 

 

 

 

ANORMALLEŞMENİN SEBEPLERİNİ KONUŞMAK GEREKİR”

 

Normalleşme süreci kapsamında görüşmeye dair görüşü sorulan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Siyasi parti genel başkanlarının birbirlerini ziyaret etmesiyle normalleşme sağlanacaksa sabah Tayyip Bey ile öğlen Özgür Bey ile öğleden sonra da başka bir partinin genel başkanı ile görüşmeye razıyım. Siyasetteki normalleşmeyi bugün konuşuyoruz ama anormalleşmenin sebepleri üzerinde tartışmak lazım. Siyaset ne kadar anormalleşti ki bugün normalleşme üzerine kafa yormaya başladık, ona bakmak gerekiyor. Grup konuşmamda da ifade ettim; anormal olan birçok şey var. Bunları beraberce ortadan kaldıralım ondan sonra normalleşmeye varım” şeklinde konuştu.

 

NORMALLEŞME ARANACAKSA ÖNCELİKLE TÜRKİYE’NİN PROBLEMLERİ ORTADAN KALDIRILMALI”

 

Anormalleşmenin sebebini iktidar olarak mı görüyorsunuz?” sorusuna “Hayır, sistemi görüyorum. Bu sistem herkesi anormalleştirir” yanıtını veren Genel Başkanımız, “Türkiye’de yaşanan olumsuz ne varsa bu sistemden, bu sistemin anayasal çerçevesinden kaynaklı. Türkiye’nin önünde aykırılık olarak tanımlanacak bir sürü problem var. Öncelikle bunlar ortadan kalkmalı. Böyle olursa normalleşmeye varız. Siyasetçilerin birbirleriyle özel bir husumeti varmış, ‘o husumeti ortadan kaldıralım siyaset de normalleşsin’ türünden değerlendirmeler bana komik geliyor” ifadesini kullandı.

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE OLASI GÖRÜŞME: “BANA İNTİKAL EDEN BİR ŞEY YOK”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la olası görüşmesi sorulan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, konuyla ilgili bir plan olmadığını dile getirerek “Bana intikal eden bir şey yok. O zaman da söyledim; ‘Ben yeni seçilmiş bir genel başkanım. Sayın Cumhurbaşkanı bize gelir başarı dileklerinde bulunursa, ziyaret ederse; ben de iadeyi ziyaret yapmaktan imtina etmem’ dedim. Şu ana kadar kendisinden bana gelen ne bir davet ne de genel başkan seçilmemden dolayı bir tebrik ziyareti var.” dedi.

 

GÖRÜŞMEDEN RAHATSIZ DEĞİLİM”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kendisinden önce Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’le görüşmesi noktasında bir rahatsızlığı olmadığını dile getiren Genel Başkanımız; “Benim bir tepkim yok. Çünkü bu tür durumlardan rahatsız olmam. Öncelikle kendimden mesulüm. İYİ Parti’nin kurulduğu günlerde Türkiye’nin karşısında hangi problemler varsa, bunların artarak devam ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla İYİ Parti’nin kuruluş gerekçesinde ifadesini bulan, o olumsuzluklar ortadan kalkmadığı müddetçe İYİ Parti’nin sürece dair bakışı asla değişmez. İYİ Parti şart ne olursa olsun, hangi ziyaret olursa olsun; Türk milletinin kendisine vermiş olduğu muhalefet görevini, kendisine yakışan biçimde sürdürecektir.” yanıtını verdi.

 

Dertlere uygun bir muhalefet stratejisi ile milletin huzuruna çıkacağız”

 

İYİ Parti’nin kurulduğu dönemdeki problemlerin artarak devam ettiğini yineleyen Genel Başkanımız; “Ekonomik problemler misliyle var. Tarımla ilgili alanlarda çiftçilerin büyük dertleri vardı. Bugün yine artan bir biçimde var. Gençler geleceklerine dair umutsuzlardı. Bugün vize kuyruklarında kendilerine istikbal arıyorlar. Hukukun üstünlüğü beklenirken üstünlerin hukuku tesis edildi. Dolayısıyla Türkiye’nin temel meselelerinin doğru bir biçimde ele alınması lazım. Dış politika alanında hükümetin yanlış kararlarından, belki de tercihlerinden dolayı olumsuz günler geçiriyoruz. Türkiye bir göç hendeğine dönüştü. Bu şartlar altında söz konusu anormallikler düzelmedikten sonra normalleşme arayışını da yerinde bulmuyorum. Türkiye’nin dertleri böyle büyüdüyse, bu dertlere uygun bir muhalefet stratejisi ile milletin huzuruna gideceğiz.” diye konuştu.

 

KURUCU GENEL BAŞKANIMIZIN DÜN SÖYLEDİKLERİNİN HİLAFINA BİR AÇIKLAMA YAPMIŞLIĞI YOK”

 

Beştepe’deki görüşmenin Akşener’e zarar verip vermeyeceğine dair soruya “Hayır, vermez” yanıtını veren Genel Başkanımız; “Kurucu Genel Başkanımızın dün söylediklerinin hilafına bir açıklama yapmışlığı yok. Bizim bugün yaptığımız eleştiriler de dünden bugüne düşüncemizin değişmeyeceğine işaret eden değerlendirmeler. Bu kurumsal anlamda devam ediyor. Sayın Akşener’in de konuyla ilgili olarak bunu ters çıkaracak bir açıklaması yok. Siyasette önemli kişilerin sözleri, davranışları, hamleleri bazı kişiler tarafından farklı değerlendirilebilinir. Dolayısıyla burada beyana bakmak lazım. Fotoğrafa bakarak değerlendirme yapıyoruz. Bunun bizi sıhhatli bir sonuna götüreceği kanaatini taşımıyorum” ifadelerini kullandı.

 

‘’BÖYLE BİR ŞEYE İHTİMAL VERMEM’’

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e cumhurbaşkanı yardımcılığı görevi önerdiği yönündeki yorumlar hatırlatılan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Böyle bir şeye ihtimal vermem. Böyle bir şeyin gündeme gelmiş olabileceğini bile düşünmüyorum. Çünkü Sayın Akşener’in böyle bir şeyin kendisine teklif edilebilecek karakterde biri olmadığını biliyorum. (Akşener’e) Böyle bir teklifle gidilmez. Bu teklifi bana yapmasıyla aynı anlama gelir. Benim burada göstereceğim tepkinin, Sayın Akşener’in göstereceği tepkiden farklı olmayacağını söyleyebilirim.” dedi.

 

Bazı kişilere ne teklif edilir ne edilmez bunu bilmek lazım. Çünkü bunlar doğrudan karakterle ilişkilendirilecek durumlardır. Size birisi gelip rüşvet teklif edebilir mi? Maziniz kendinize kefil. Dolayısıyla bunu size yapamazlar. Bazı şeyleri, öngörüleri, kişinin karakteri ile mütenasip midir noktasında ele alarak değerlendirme yapabilirim. Kurucu Genel Başkanımızın, böyle bir görüşmenin yapılmasına vesile olabilecek bir karaktere sahip olmadığını ifade edebilirim.” ifadelerini kullandı.

 

Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’le yaptığı görüşmelere dair Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Ben partinin genel başkanıyım. Sayın Akşener de kurucu genel başkan. Bizim görüşmemizden ‘acaba arkasında ne var’ diye bir soru işareti çıkarsa, bunu çok yadırgarım. Görüşmezsek sorun olur. Birbirleriyle sorunlu insanların yan yana gelmesini normalleşme ve yumuşama olarak değerlendiriyoruz ama birbirleriyle görüşmeleri zaten yumuşak olan insanların görüşmelerinin arkasında çapanoğlu arıyoruz. Siyasetin geldiği nokta bu taraftan baktığınızda, medyanın geldiği nokta ile ortaklaşmış durumda. Siyasetçi şüpheci, medya mensubu şüpheci.” değerlendirmesini yaptı.

 

BİRİYLE UZLAŞACAĞIM DERKEN GÖREVLERİNİZİ UNUTMAYACAKSINIZ”

 

Toplumda düzeltilmesi gereken birçok alan olduğuna vurgu yapan Genel Başkanımız; “Bunun için uzlaşı alanlarının oluşturulmasından daha doğal bir şey yok. Ancak biriyle uzlaşacağım derken görevlerinizi unutmayacaksınız. Önce görevinizi yerine getireceksiniz. Milletin size yüklediği sorunlulukların farkında hareket edeceksiniz. Üstlenmiş olduğunuz sorunluluklarının da icaplarını yerine getireceksiniz. Her davranışın içinde strateji aranmaz. Her söylenen lafa da cevap vermek gibi bir mecburiyet hasıl olmaz.” dedi.

 

LOGOYU MUHAFAZA ETSE O DA TARTIŞMA KONUSU OLACAK”

 

Kurucu Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in sosyal medya hesabı X’teki İYİ Parti bannerını kaldırdığı hatırlatılan Genel Başkanımız; “Benim konuyla ilgili özel bir değerlendirmem yok. Logoyu muhafaza etse o da tartışma konusu olacak. Ne kadar zarif bir insan olduğunu hatırlatmak için söyleyeyim; cenazeye geldiğinde yakasında parti rozeti vardı. Belki de ben orada olacağım diye zarafetinden takmıştır. Ne olur birbirimizi tanıyalım. Ben bir insanın ne yapacağını kestiremem ama neler yapmayacağımızı bilmemiz lazım.” değerlendirmesini yaptı.

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa ve normalleşme konularında Akşener’den katkı istediği yönündeki iddialar üzerinden Akşener’in tutumu sorulan Dervişoğlu, “Kurucu Genel Başkanımız bugün ne düşünüyor bilmiyorum ama geçmişte düşündüklerine dair değerlendirme yapabilirim. Parlamenter demokrasi iddiasını şahsen ve parti politikası olarak sürdürmeye gayret sarf ediyorum. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bütün problemlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden ve anayasal çerçevesinden kaynaklandığını söylüyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi iki seçim geçirdi. Dolayısıyla bunun tartışılmasının uygun olmayacağını ifade ediyorlar. Ancak herkese hatırlatırım; 14 Mayıs seçimlerinde de bir oylama yapıldı. Seçmen bu sisteme onay verecek yüzde 50+1’lik çoğunluğu Sayın Erdoğan’a vermedi. Dolayısıyla sistem üzerinde tartışmanın doğru olacağı kanaatindeyim. Türkiye’deki bütün olumsuzlukların bu sistemden kaynaklandığını, bu sistemin beraberinde tek adamlığı getirmesinin yanında, partinin devletleşmesine devletin de partileşmesine vesile olduğunu gözlemliyorum. Türkiye’nin geleceğine dair doğru bir adım atılması icap ediyor ve normalleşme aranıyorsa bu seçimin zaafları üzerinden bir değerlendirme yapmanın uygun olacağı kanaatini de taşıyorum. Kurucu Genel Başkan’ın, ‘bu sistem iki defa oylandı, bu tartışma anlamsızdır’ diyenlerin tarafında olduğunu düşünmüyorum” diye ekledi.

 

ADALET YERİNİ BULMAZSA BU KIYAMET DEMEKTİR”

 

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş suikastına ilişkin konuşan Genel Başkanımız; “Ayrıntıları ile ele alınması ve adalet arayışının da bu çerçevede gerçekleşmesi icap eden bir konu. Bu içimi ziyadesiyle yakan bir konu. Tanzim edilen iddianameyi eleştirdim ve bunu bir hatır senedine benzettim. Bu öyle bir konu ki, ya adalet ya kıyamet. Bunun üçüncü bir alternatifi yok. Eğer adalet yerini bulmazsa bu kıyamet demektir. Bu yükün altından kimse kalkamaz. Birtakım şeylerin üstünü örtmek isteyebilirler ama şart ne olursa olsun, bu olayın bütün ayrıntıları ile tarih sayfasında yer alacağı kanaatini taşıyorum. Bazı şeyler vardır ki saklanamaz. Siz üzerini ne kadar örtmeye kalkarsanız kalkın bunu gerçekleştiremezsiniz. Bir iddianame yazılmış ki, bunun kabul edildiğini duyunca gerçekten çok üzüldük. Dedim ya; bir iddianame değil, bir ibraname niteliği taşıyor. Rahmetli Sinan Ateş’in eşinin ifadelerine dahi yer verilmemiş. Ülkü Ocakları eski genel başkanına sıradan bir insan muamelesi yapılmış. Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduğundan bile bahsedilmemiş. Bir akademisyen öldürülmüş ve neden öldürüldüğüne dair bir araştırma yok iddianamede. Sinan Ateş’in neden hedef olduğuna dair bir değerlendirme yok.” dedi.

 

NE MİLLETE NE DE TARİHE HESAP VEREMEZLER”

 

İYİ Parti ile yakınlaşmasından dolayı Ateş’in suikasta uğradığı iddiaları üzerine Genel Başkanımız; “Hiç alakası yok. İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında, belki de sonrasında rahmetli kardeşimiz Ülkü Ocakları Genel Başkanı’ydı. Ülkü Ocakları Genel Başkanları içinde de yüz yüze sohbet etmediğim tek kişiydi. O dönemde bize sert eleştirilerde de bulunmuştu. Bu arkadaşımızın bizimle yakınlaşması diye bir durum söz konusu asla olmadı. Ben onun üstlendiği görevleri ve sorumlulukları üstlenmiş birisiyim. O makamı bazı dokunulmazlık alanları olarak görürüm. O makamın sahibi birisinin, silahlı saldırıya uğraması ve cinayete kurban gitmesini içime sindiremem. Kim üzerini örtmeye kalkışırsa kalkışsın, ne millete ne de tarihe hesap veremezler. Adalet heykeline dahi hesap veremezler. Bu iş bütün açıklığı ile ortaya çıkacak. Saptırma çabaları olabilir ama tarih bu sorumluları affetmeyecek. Adalet inanıyorum ki tecelli edecektir.” şeklinde konuştu.

 

ATEŞ’İN KATLEDİLMESİNİN SIRADAN ADLİ BİR OLAYMIŞ GİBİ DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

 

Bu cinayet sizce MHP’de nereye kadar uzanıyor?” sorusuna yanıt veren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Ben bunu bilemem. Hukukun uygulanmasını ve adaletin yerini bulmasını talep ederim. Devam eden bir dava var. Kimlere ulaşıyor, nereye ulaşıyor; bu konuyla ilgili çeşitli şeyler konuşuluyor. Birtakım insanların töhmet altında kalmasını arzulamam. Suçlunun cezasını çekmesini isterim. Bir itibarsızlaştırma süreci başlatılmasını da yerinde bulmam. Merhum Sinan Ateş’in katledilmesinin sıradan adli bir olaymış gibi değerlendirilmesi kabul edilemez. Kimse bunun üzerini örtemez. Faillerin ortaya çıkması, cinayetin aydınlatılması icap ederken konuyla ilgili görüş beyan edenlerin itam edilmesini de yadırgıyorum.” diye konuştu.

 

Bu işin içinde siyaset ve siyasetçiler var algısı var mı sizde?” sorusuna Genel Başkanımız; “Kamuoyunda böyle bir algı var ama böyle bir olaya ulaşmış olması muhtemel insanları koruma kalkanı altına alırsanız bütün camianın itibarına suikast yapmış olursunuz. Ben diyorum ki; suçlular ortaya çıksın. Bizim içinde yetiştiğimiz camianın bırakın böyle bir şey yaşaması, geçmişte böyle bir şeyi hayal etmesi bile mümkün değildi.” yanıtını verdi.

 

HAKKÂRİ BELEDİYESİ’NE KAYYUM

 

Hakkâri Belediyesi’ne yönelik kayyum atamasına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklama hatırlatılan Genel Başkanımız; “Ben mahkeme kararlarını tartışmıyorum. Kayyum uygulamasıyla alakalı söylenmesi icap edenleri dile getirdiğim kanaatindeyim. Bahse konu belediye başkanı 10 yıldır terör suçlamasıyla yargılanıyor. Kendisi aday gösterilmiş, bu süreçle alakalı olarak kimse bir müdahalede bulunmamış. Yargılandığı davayla alakalı olarak da karar duruşması yaklaşmış. Kayyum uygulaması KHK ile hükümete tanınmış bir hak. Böyle durumlarda hukukun ve demokrasinin uygulanması kanaatini taşıyorum ama hukuku ve demokrasiyi ayakta tutacağız derken devletin güvenliğini de yok sayamayız. Bunları söylemek kimilerine zor gelebilir ama ben mazisi kendisine kefil bir siyasetçiyim ve hayatım boyunca siyasal bölücülükle mücadele ettim. Madem böyle olaylar oluyor ve 10 yıl bekleniyor. Bundan sonra da pimi çekilmiş bomba gibi kamuoyunun gündemine bırakılıyor. Seçilmiş kişinin terör örgütleri ile ilişkisi varsa kayyum uygulamasının devreye sokulmasına bir şey söylemiyorum. Devletin yanlış kararları yüzünden, terörle iltisaklı kişinin masumiyet karinesinin arkasına saklanacak hale getirilmesini yadırgadığımı ifade ettim. Devleti yönetenlerin kendilerini zor durumda bıraktığını ifade ettim.” dedi.

 

Hakkâri Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mehmet Sıddık Akış'a 19 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine değinen Genel Başkanımız, “Tartışmalar yaşanmadan bu karar beklenebilirdi.” değerlendirmesini yaptı.

 

Genel Başkanımız şöyle devam etti:

 

Ayrıca seçimleri neden yapıyoruz diye de bakmak lazım. Bir siyasi partinin aday belirlerken, yerelde aday aramak yerine Kandil’den talimat almayı beklemesi de kabullenecek bir şey değil diye ifade ettim. Ben terörle ilişkisi olanların devlette makamlar değil, cezaevleri olduğuna inanıyorum. Hukukun uygulanmasın yana bir tavır sergilenmesine taraftar olduğumu ifade etmeye çalışıyorum. Cumhurbaşkanı söylediklerini belki bana atfen söylememiştir. Eğer söylediyse de beni yanlış anlamıştır diye düşünüyorum.”

 

‘’BİR MUHALEFET PARTİSİ LİDERİNİN BUNA SEBEP OLMAMASI LAZIM.’’

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çıkışı ve söz konusu durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünü açtığı hatırlatılan Genel Başkanımız; “Mayınlı sahaya girilmiş olduğu kanaatini taşıyorum. Bir muhalefet partisi liderinin buna sebep olmaması lazım. Türkiye’nin gündeminde bugün erken seçim yok ama erken seçim de olabilir tartışması yaratmak bu tartışmayı yaratan kişiyi bağlar. Bunun beraberinde neyi getireceğini de düşünmek lazım. Sayın Erdoğan’ın bu şartlarda, herhangi bir anayasa değişikliği olmaksızın yeniden aday olmasını tek yolu TBMM’nin kendi iradesiyle, yeterli çoğunluğu da sağlayarak alacağı erken seçim kararıyla mümkün olabilir. Çok yönüyle ele alınması gereken bir konu” ifadesini kullandı.

 

‘’ELEŞTİRİLMEK İSTEMİYORSANIZ HATA YAPMAKTAN UZAK DURACAKSINIZ’’

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in vekil transferi tartışması üzerinden kendisine verdiği yanıta değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Eleştirilmek istemiyorsanız hata yapmaktan uzak duracaksınız. Hata yaparsınız, hata yaparsınız ve uyarılırsınız. Buna rağmen yapmaya devam ederseniz eleştirilmeyi kabul edeceksiniz. Ben siyasette hamasetten, husumetten, kavgadan yana olmadım. Ben de yumuşak bir dil kullanıyorum ama hem her şeyi yapacaksınız hem de mazeretlerinizi önceden hazırlayacaksınız sonra da yumuşacık mesajlarınızı vereceksiniz. Bunu bana yapmasın. Hukukumuz baki. Hem CHP’lilerin hem İYİ Partililerin hem AK Partililerin hem de Milliyetçi Hareket Partililerin içinde bulunduğu siyaset arenasında ülkenin doğrularını dile getirmeye çalışıyorum. Yanlışlarımı ve doğrularımı biliyorum. Yanlışlarımın üzerini doğrularla, doğruların üzerini yanlışlarla kapatmaya çalışmam. Biz birbirimize küsmeyiz ama hata olursa da birbirimizi eleştiririz. Benzer bir şeyi ben yaparsam, benim söylediğimden daha set biçimde beni eleştirebilirler. Ben hiçbir şey yapmadan partilerin genel başkanlarınca eleştiriliyorum ama CHP’nin bahsettiğimiz konuyla ilgili savunulur bir yanı yok. O son derece makul bir üslup ile onları söyledi. Ben de aynı üslup ve yüz ifadesi ile söylüyorum; dikkat edeceğiz, hata yapamayacağız. Çok lafta çok hata olur. Hatalarımızın üstünü örtmeye yönelik adımlar atarken de özenli olacağız. Bu kapsam içinde CHP ile bir gerginlik var gibi değerlendiriliyor. Benim CHP’lilerle hiçbir sorunum yok. 2019 yerel seçimlerinde, ittifakı gerçekleştiren müzakere heyetinin içindeyim. Bunu da en iyi Özgür Bey bilir.” diye konuştu.

 

İYİ PARTİ OLARAK TÜM KESİMLERİ KUCAKLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

 

İYİ Parti ve diğer partiler arasındaki oy geçişkenliğine değinen Genel Başkanımız; “Kuruluş gerekçemizde ifadesini bulan ne varsa bugün geçerliliğini sürdürüyor. Bazı değerler, siyasi partilere dağıtılmış gibi. Mukaddes dinimizi bir siyasi partiye, Atatürkçülüğümüzü ve Cumhuriyet’i başka bir partiye, milliyetçiliği de bir başka partiye bırakmayı doğru görmüyorum. İYİ Parti olarak bunların tümünü kucaklamayı hedeflemişiz. Bütün siyasi partilerden oy geçişkenliği sağlayabilecek bir pozisyondayız. Türkiye’nin merkezi vicdanını temsil ediyoruz. Dolayısıyla bizden CHP’ye, CHP’den bize; AK Parti’den ve MHP’den bize ve onlara geçişkenlikler olabilir.” değerlendirmesini yaptı.

 

OLUMSUZLUKLAR BERTARAF EDİLMİŞ DURUMDA”

 

Yerel seçim sonuçları ve partide yaşanan ayrılıklar sorulan Genel Başkanımız; “Olumsuzluklar bertaraf edilmiş durumda. Sadece seçilmişler üzerinden ve onların beklentilerini, siyasi ikbal kaygılarını esas alan olaylar üzerinden bakarsınız problem varmış gibi görünüyor. Genel Başkan olarak 1 buçuk ay oldu. Sayın Akşener’in genel başkanlığı döneminde de istifalar oldu. Ben istifa edenlerle ilgili olumsuz bir şey söylemedim. Kurucu Genel Başkan Akşener de söylemedi. Partimize geldi, beklentisine karşılık bulamayacağını düşündü. Böyle bir durumda gidini sorgulayamazsınız” ifadelerini kullandı.

 

ORTAMIN YAKIN ZAMANDA DURULACAĞINI ÖNGÖRÜYORUM”

 

Milletvekilliği istifaları sonrası bu görevi talep edenlere karşı “hakka girdiklerini” düşündüğünü kaydeden Genel Başkanımız; “İnsanın bunu düşünmemesi mümkün değil ama bunların bir saygı çerçevesinde yürütülmesi lazım. Bu işi yapmaya layık insanlar varken, ne yapacağı belli olmayan kişilere sıfat dağıtmanın sonuçlarından dersler çıkarmamız lazım. Bu olup bitenlere baktığımızda ortamın yakın zamanda durulacağını öngörüyorum” dedi.

 

OY KAYBEDEN TEK PARTİ BİZ DEĞİLİZ”

 

İYİ Parti’nin yerel seçimlere tek girme kararının tartışılabileceğine işaret eden Genel Başkanımız; “Büyükşehirlerde büyük bir oy kaybına uğradık. Çünkü AK Parti öyle baskın kampanyalar yaptı ki, oy kullanma tercihi AK Parti karşıtlığı üzerinden şekillendi. Bu da CHP’ye avantaj sağladı. Bu seçimlerde oy kaybeden tek parti de biz değiliz. Aslında her kayıp bir tecrübedir. Hatalarınızı gözden geçireceksiniz. Belki de bizim ıskaladığımız seçmen davranışları vardı. Doğru tercihlerde bulunamadık. Büyükşehirlerde oy kaybını bekliyorduk. Bu kadar kaybedeceğimizi beklemiyorduk. Büyükşehirlerdeki oy kaybını Anadolu’da telafi edeceğimizi varsayıyorduk ama muvaffak olmadık ama İYİ Parti olarak bütün arkadaşlarımızın doğru bir sınav verdiği kanaatini taşıyorum. Neleri doğru yapabilirdik konusunu konuşuyoruz.” dedi.

 

AK Parti’nin bir lider partisi olduğuna işaret ederek bir dönüşüm yaşanamayacağına vurgu yapan Genel Başkanımız; “Bu yorgunluğun girdabında her gün küçülecekleri kanaatini taşıyorum” diye ekledi.