Basında Biz
“Burnumuzun dibinde silahlı güçler bulunmasını kabul edemeyiz”
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’la bir araya geldi.
Genel Merkezimizdeki görüşmede Siyasi İlişkiler Başkanımız Sayın Enver Yılmaz, Genel Sekreterimiz Sayın Osman Ertürk Özel, Grup Başkanvekilimiz ve Antalya Milletvekilimiz Sayın Uğur Poyraz da yer aldı.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yaptı.
“SAADET PARTİSİ, TÜRK SİYASETİNİN EN SAĞLAM KOLLARINDAN BİRİ”
4. Olağan Kurultayı’mızda yeniden genel başkanlık görevine seçilmesinden dolayı Arıkan’ın kendisine tebrik ziyaretinde bulunduğunu belirten Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Saadet Partisi bizim için çok önemli bir parti. Türk siyasi hayatının gelenekleri olan önemli siyasi kolonlarından bir tanesi. Saadet Partisi aynı zamanda Millî Görüş’ün millî duruşa dönüştüğü bir yer. Bu yönüyle zaten kendisiyle çok yakın ve sıcak ilişkiler içerisindeyiz. Bu görüşmeler bundan sonra daha da sık olacak. Ayrıca Saadet Partisi'nin de içinde bulunduğu Yeni Yol grubuyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çok uyumlu bir çalışma ortamımız var. İktidarın yanlış kararlarına karşı oluşturulan ortak akılla bir muhalefet stratejisini de birlikte inşa etme imkânı bulduğumuz bir siyasi kurum olarak telakki ediyoruz. O sebeple hem söylediklerini çok önemsiyorum hem de kurumsal anlamdaki tecrübelerinden istifade etmekten ziyadesiyle memnun oluyorum. Gelenek inşa etmek siyasette oldukça zor bir şeydir. Geleneğin inşa edilmesi için önce inançların sağlam olması gerekmektedir. Saadet Partisi, 50 yılı aşkın siyasi tecrübesiyle, Türk siyasi hayatında güçlü bir özgül ağırlığın temsilcisi durumundadır. Bu yönüyle de bizim açımızdan son derece kıymetlidir. İfade ettiğim gibi de Türk siyasetinin en sağlam kollarından biridir.” dedi.
“HAYAL KURAMAYAN GENÇLERİMİZİ KONUŞTUK”
Görüşmede ele alınan konuları sıralayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Sayın Genel Başkan’la Türkiye'nin önemli meselelerini konuştuk. Ekonomiyi konuştuk, emekliyi konuştuk, dulu-yetimi konuştuk. Onlara reva görülen aylıkları konuştuk. Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamayan çiftçiyi konuştuk. Hayal kuramayan gençlerimizi konuştuk. Bunların müsebbiplerinin kimler olduğunu ve sorunların çözümü için neler yapılması gerektiğini de karşılıklı olarak müzakere ettik. Kendimizi, siftah yapamayan esnafın sorumlusu, şalter indirmek durumunda bırakılan sanayicilerimizin zor durumdan çıkarılması için doğru adımların atılmasına katkı sağlayabilecek bir dayanak noktası olarak gördüğümüzü ifade edebilirim” ifadelerini kullandı.
“TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN ARINMIŞ BİR SURİYE HAYALİMİZİ PAYLAŞTIK”
Dış politikanın da masaya yatırıldığını kaydeden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Suriye'de ve İran'da olup bitenler ile Suriye'nin toprak bütünlüğünün önemine işaret eden karşılıklı görüş alışverişlerimiz oldu. Terör örgütlerinden arınmış bir Suriye hayalimizi müştereken paylaştık. Ayrıca İran'da yaşanan gelişmelerle ilgili görüşlerimizi birbirimize ifade ettik. İran'ın kendi geleceğini tayin eden bir ülke olma vasfını sürdürmesi gerektiğini ve Birleşmiş Milletlerin gerekirse uluslararası kurumları devreye sokmak konusundaki beklentimizi ifade ettik. İran'ın kendi egemenlik haklarını yine kendisinin muhafaza etmesi gerektiği hususunda da hemfikir olduk” şeklinde konuştu.
GENEL BAŞKANIMIZ SN. DERVİŞOĞLU’NDAN PROVOKASYON UYARISI
‘’Terörsüz Türkiye’’ adıyla yürütülen sürece dair eleştirilerini hatırlatan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Açılım süreci ve buna bağlı komisyon çalışmaları konusunda biliyorsunuz ki gerekçelerini defalarca açıkladığım şekilde bu komisyona katılmıyoruz. Terör örgütünün ve onun siyasi uzantılarının süreçten arındırılması noktasında hâkim bir görüş var. Millî hassasiyet alanlarını provokasyon yapılmaya elverişli alanlara dönüştürülmemesi hususunda da uyarılarımı bu vesileyle tekrarlıyorum. Provokatif yaklaşımlardan ve kışkırtmalardan uzak durulması gerektiğini ve bundan yararlanmaya çalışan Türkiye düşmanı çevrelerin olumsuzluklardan istifade etmeye yönelik bazı adımları atmak noktasında; vasata bakarak gördüğüm şeyi söylüyorum, birtakım kaynağı belli olan yerlerden yapılmış kışkırtmaların yaşama geçirilmesini muhtemel kılabilecek adımların şahidi oluyoruz. Dolayısıyla milletimi de bu vesileyle uyarmış olayım. Provokasyonlar ve kışkırtmalar mutlak suretle milletimizin süphan göğsünde itidal ile karşılanmalıdır. Türkiye düşmanlarına fayda temin edebilecek, onların istifade edecekleri alanların açılmasına vesile olabilecek; söylemden, eylemden azami ölçüde uzak durmanın gerekli olduğu hususunu da paylaştık.” diye ekledi.
Sayın Dervişoğlu ve Sayın Arıkan basın toplantısı ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“BURNUMUZUN DİBİNDE SİLAHLI GÜÇLER BULUNMASINI KABUL EDEMEYİZ”
Suriye’deki yeni mutabakat hatırlatılan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Suriye konusunda bizim beklentilerimizin dışında Amerika Birleşik Devletleri'nin ve İsrail'in beklentilerinin ne olduğunu nazar itibara almak lazım. Yaşanan bu gelişmeler kimlerin beklentisini karşılıyor, bunların doğru değerlendirilmesi lazım. Bugün orada alınmış olan kararların, hükümeti temsilen konuyla ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın söyledikleriyle çeliştiğini görüyoruz. Biz bölgenin terör örgütlerinden tamamen arındırılmasından yanayız. Uzunca bir zamandır ifade ediyorum. Türkiye'nin orada kendi güvenliğini sağlamak için kendi kontrolünde bir güvenlik koridoru oluşturulması gerekiyor. Bu Tabka, Rakka, Haseke ve Sincar’a kadar uzanan bir bölgeyi ifade eder. Ayrıca orada bizim toprağımız var. Süleyman Şah türbesinin de yeniden eski yerine taşınması noktasında Türkiye'nin ısrarcı davranmasından yanayım. Suriye’nin açıklamasını sathi olarak gördüm. Arkadaşlarımız ve uzman kişiliklerle birlikte elbette üzerinde değerlendirmede bulunuyoruz. Kimliksiz kişilerin kimliklendirilmesine dair yapılacak birtakım işler ve atılacak adımların, Türkiye'yi ne kadar kıymetli kıldığını da bu vesileyle anlamış olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bölge hassas bir bölge. Suriye, Irak, İran ve Türkiye'yi de içine alan önemli bir coğrafya. Ayrıca son derece yüksek stratejik bir öneme haiz. Ayrıca jeopolitik durumu itibariyle de bölge üzerinde yeni enerji yolları, yeni ticaret yolları, Gazze'de olup bitenler, yaşananlar, daha önce bölgede bugün yapılması istenen Lübnanlaştırma eyleminin demosunun yapıldığı Lübnan Beyrut. Bunların tamamını son derece sıhhatli bir biçimde değerlendirmek lazım. Ama burnumuzun dibinde terör örgütlerinden müteşekkil silahlı güçler bulunmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü dikkate alarak bunlara karşı gerekli tedbirleri geliştirmesi gerekliliğine inanıyorum” dedi.
“BİZİM YOLUMUZ TÜRKİYE'NİN KURTULUŞ YOLU OLACAK”
Arıkan’ın “Üçüncü yol” çıkışının hatırlatılması üzerine Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Ben o kavramı hiç kullanmıyorum. Üçüncü yol dediğiniz zaman birinci ve ikinci yolları tescil etmiş oluyorsunuz. Şimdi gazeteciye soru sorulmaz ama birinci yol hangisi, ikinci yol hangisi diye sorsak; sınıflandırmada ve sıfatlandırmakta zorlanırsınız. Bizim Saadet Partisi’yle ortak inanç silsilemizin içerisinde bir ülke tasavvurumuz var. Sadece Saadet Partisi’yle de değil. Birbirine benzer insanların birbirine güç verdiği alanlarda da bütün bunları yüreğimizle hissediyoruz. O sebeple bizim ortaya çıkaracağımız yolun numarası yok. Bizim yolumuz Türkiye'nin kurtuluş yolu olacak ve inşallah bu yolun inşasını da müştereken gerçekleştireceğiz.” karşılığını verdi.